Açık Saatler: Pazartesi, Çarşamba, Perşembe ve Cumartesi: 10.00–18.00 | Salı ve Cuma: 13.30–18.00 | Pazar: Kapalı
Sorularınız İçin Arayınız +90 531 517 51 51
Human papillomavirus (HPV), deri ve mukozaları etkileyebilen çok sayıda farklı tipi bulunan bir virüs grubudur. HPV enfeksiyonlarının önemli bir bölümü belirti oluşturmadan seyredebilir. Bazı HPV tipleri genital siğillere, bazı yüksek riskli tipler ise uzun dönemde belirli kanserlerin gelişimiyle ilişkili hücresel değişikliklere neden olabilir.
Genital siğillere yol açan HPV tipleri ile kanser gelişimiyle ilişkili yüksek riskli HPV tipleri genellikle birbirinden farklıdır. Genital siğil bulunması, kişinin kanser olduğu veya ileride mutlaka kanser geliştireceği anlamına gelmez. Bununla birlikte gerekli tarama ve takiplerin ihmal edilmemesi önemlidir.
Genital HPV çoğunlukla vajinal, anal veya oral cinsel temas sırasında; enfekte deri ve mukozaların yakın temasıyla bulaşır. Bulaşma için her zaman tam bir cinsel birleşme gerekmez. Virüsü taşıyan kişide görünür bir siğil veya başka bir belirti bulunmasa bile bulaşma gerçekleşebilir.
HPV belirtileri temastan aylar, bazen yıllar sonra ortaya çıkabildiği için enfeksiyonun ne zaman veya kimden alındığını kesin olarak belirlemek çoğu zaman mümkün değildir. Bu durum eşler arasında gereksiz suçlama ve kaygıya yol açmamalıdır.
Prezervatif kullanımı bulaşma olasılığını azaltabilir ancak HPV, prezervatifin kapatmadığı deri alanlarından da geçebildiği için tam koruma sağlamaz.
Genital siğiller; genital bölgede veya anüs çevresinde tek ya da çok sayıda, düz veya kabarık, deri renginde ya da farklı renkte oluşumlar şeklinde görülebilir. Bazı lezyonlar küçük ve zor fark edilirken bazıları zamanla büyüyebilir veya kümelenebilir.
Her genital kabarıklık HPV’ye bağlı siğil değildir. Molluscum contagiosum, deri uzantıları, yağ bezleri, bazı benler ve farklı enfeksiyonlar genital siğilleri taklit edebilir. Bu nedenle kişinin kendi kendine ilaç veya kimyasal madde uygulaması ciltte yanık, yara ve iz gelişmesine yol açabilir.
Tanı çoğu zaman dermatolojik muayene ile konulur. Lezyonun görünümü alışılmışın dışındaysa, tanıdan emin olunamıyorsa, tedaviye yanıt alınamıyorsa veya lezyonda kanama, ülserleşme, sertleşme ya da pigment değişikliği bulunuyorsa biyopsi gerekebilir.
HPV testi, görünür genital siğillerin tanısını doğrulamak veya uygulanacak siğil tedavisini belirlemek amacıyla rutin olarak kullanılmaz. Rahim ağzına yönelik HPV testleri ve servikal kanser taramaları ise farklı bir değerlendirme alanıdır. Kadın hastaların yaşlarına ve kişisel risklerine uygun taramalar için kadın hastalıkları ve doğum uzmanına başvurmaları önerilebilir.
Anal kanal, rahim ağzı, vajina veya idrar kanalını ilgilendiren lezyonlarda ilgili uzmanlık alanlarıyla birlikte değerlendirme gerekebilir.
Genital siğil tedavisinin amacı görünen lezyonları ortadan kaldırmak, varsa kaşıntı, hassasiyet ve benzeri şikâyetleri azaltmaktır. Uygulanan tedaviler HPV’nin vücuttan kesin olarak temizlenmesini garanti etmez. Bu nedenle başarılı bir uygulamadan sonra da siğiller yeniden ortaya çıkabilir.
Tedavi yöntemi belirlenirken siğillerin sayısı, büyüklüğü, yerleşim yeri, yaygınlığı, hastanın bağışıklık durumu, gebelik durumu, daha önce uygulanan tedaviler ve kişinin tercihleri birlikte değerlendirilir.
Uygun hastalarda değerlendirilebilecek yöntemler arasında şunlar bulunur:
Kriyoterapi
Elektrokoterizasyon
Lazer uygulamaları
Cerrahi olarak çıkarma
Hekim tarafından reçete edilen bazı topikal tedaviler
Her yöntemin etkisi, iyileşme süreci ve olası yan etkileri farklıdır. Bazı küçük lezyonlarda takip düşünülebilirken yaygın veya belirgin lezyonlarda işlem uygulanması gerekebilir. Her hasta ve her siğil için tek bir ideal tedavi yöntemi bulunmamaktadır.
Tedavi sonrasında geçici kızarıklık, hassasiyet, kabuklanma, renk değişikliği veya yara oluşabilir. İz gelişme riski düşük olmakla birlikte kullanılan yönteme, lezyonların derinliğine ve kişinin iyileşme özelliklerine göre değişebilir.
Tedavi görünen siğilleri ortadan kaldırsa bile virüs çevredeki belirti vermeyen hücrelerde bulunmaya devam edebilir. Bu nedenle özellikle tedaviyi takip eden dönemde yeni siğiller görülebilir. Tekrarlama, uygulamanın mutlaka başarısız olduğu anlamına gelmez.
Lezyonları koparmak, kaşımak veya üzerlerinden jilet geçirmek çevre derinin zedelenmesine ve siğillerin farklı alanlara taşınmasına katkıda bulunabilir. Tedavi döneminde genital bölge bakımı konusunda hekimin önerilerine uyulmalıdır.
Mevcut partnerin durum hakkında bilgilendirilmesi önerilir. Partnerde görünür bir lezyon olmasa bile daha önce HPV ile karşılaşılmış olabilir. Herhangi bir siğil veya şüpheli oluşum fark edilmesi durumunda muayene yapılmalıdır.
Genital siğili bulunan kişilerde diğer cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar açısından değerlendirme gerekip gerekmediğine kişisel riskler ve tıbbi öykü doğrultusunda karar verilir.
HPV aşısı, aşı kapsamındaki HPV tiplerine bağlı enfeksiyonların ve bunlarla ilişkili sağlık sorunlarının önlenmesine yardımcı olabilir. Aşı mevcut bir HPV enfeksiyonunu veya oluşmuş genital siğilleri tedavi etmez. Aşı uygunluğu kişinin yaşı, daha önceki aşıları ve tıbbi durumu birlikte değerlendirilerek belirlenir.
Prezervatif kullanımı bulaşma riskini azaltabilir ancak tam koruma sağlamaz. Düzenli rahim ağzı kanseri taramalarına katılmak, şüpheli lezyonları gecikmeden değerlendirmek ve tedavi sürecinde önerilen kontrollere gelmek önemlidir.
Genital veya anal bölgede yeni ortaya çıkan bir kabarıklık, siğil, yara, kanama, renk değişikliği ya da iyileşmeyen bir oluşum fark edildiğinde dermatoloji uzmanına başvurulmalıdır. Gebelik, bağışıklık sistemini etkileyen bir hastalık veya ilaç kullanımı varsa değerlendirme geciktirilmemelidir.
Uz. Dr. Armin Müştak Dermatoloji Muayenehanesi’nde genital siğiller mahremiyet gözetilerek değerlendirilir. Uygulanabilecek tedavi ve takip planı, muayene bulguları ile kişinin tıbbi özelliklerine göre belirlenir.