Açık Saatler: Pazartesi, Çarşamba, Perşembe ve Cumartesi: 10.00–18.00 | Salı ve Cuma: 13.30–18.00 | Pazar: Kapalı
Sorularınız İçin Arayınız +90 531 517 51 51
Yüzün zaman içerisindeki değişimi yalnızca ciltte kırışıklık oluşmasından ibaret değildir. Cildin nem ve elastikiyetinde azalma, mimik çizgilerinin belirginleşmesi, yüz yağ dokularının yer değiştirmesi, hacim kaybı ve kemik yapısındaki değişiklikler yüz görünümünü birlikte etkiler.
Güneş ışınları, sigara kullanımı, hava kirliliği, uyku düzeni, stres, beslenme, hormonal değişiklikler ve genetik özellikler de bu sürece katkıda bulunabilir. Bu nedenle yüz gençleştirme planı yalnızca belirli bir çizgiyi gidermeye değil, kişinin yüz anatomisini ve cilt sağlığını bir bütün olarak değerlendirmeye dayanmalıdır.
Her uygulama her kişi için uygun değildir. Muayene sırasında kişinin cilt yapısı, yüz oranları, mimik özellikleri, önceki işlemleri, kullandığı ilaçlar, tıbbi geçmişi ve beklentileri birlikte değerlendirilir.
Yaşla birlikte kişiden kişiye değişen oranlarda şu değişiklikler görülebilir:
İnce çizgiler ve kırışıklıklar
Ciltte kuruluk ve mat görünüm
Renk eşitsizlikleri ve güneş lekeleri
Cilt elastikiyetinde azalma
Yanak ve şakak bölgelerinde hacim değişiklikleri
Göz altı oluğunun belirginleşmesi
Dudak ve ağız çevresinde değişiklikler
Çene hattında belirginlik kaybı
Boyun bölgesinde çizgilenme ve gevşeme
Bu bulguların hepsi aynı kişide veya aynı yaşta ortaya çıkmaz. Uygun yaklaşım kişinin kronolojik yaşından çok, muayene sırasında belirlenen anatomik ve dermatolojik ihtiyaçlara göre planlanır.
Mimik hareketleri sırasında belirginleşen çizgiler dinamik çizgiler olarak adlandırılır. Alın, kaş arası ve göz çevresindeki çizgiler bu grupta değerlendirilebilir. Zaman içerisinde bazı dinamik çizgiler yüz istirahat hâlindeyken de görülmeye başlayabilir.
Yüz hareketlerinden bağımsız olarak görülen çizgiler ise statik çizgilerdir. Statik çizgilerin oluşumunda güneş hasarı, cilt elastikiyetindeki azalma, hacim değişiklikleri ve tekrarlayan mimik hareketleri birlikte rol oynayabilir.
Dinamik ve statik çizgiler aynı yöntemle değerlendirilmez. Bu nedenle işlem seçimi öncesinde çizginin oluşum mekanizmasının belirlenmesi önemlidir.
Botulinum toksin, seçilmiş mimik kaslarının hareketini geçici olarak azaltmak amacıyla uygulanabilir. Özellikle alın, kaş arası ve göz çevresindeki dinamik çizgilerin değerlendirilmesinde kullanılabilir.
Uygulama noktaları ve dozları kişinin kas gücü, kaş yapısı, göz kapağı özellikleri ve mimik kullanımına göre belirlenir. Amaç bütün yüz hareketlerini ortadan kaldırmak değil, kişinin doğal ifadesini gözeten dengeli bir plan oluşturmaktır.
Etkinin başlama zamanı, düzeyi ve devam süresi kişiden kişiye değişebilir. Morarma, asimetri, baş ağrısı, istenmeyen kas etkilenmesi veya göz kapağı ve kaş konumunda geçici değişiklikler gibi riskler bulunabilir.
Dolgu uygulamaları; yüzün belirli bölgelerindeki hacim değişikliklerini, yüz oranlarını veya derin çizgileri değerlendirmek amacıyla kullanılabilir. Hyalüronik asit dolguların yanı sıra kalsiyum hidroksiapatit ve poli-L-laktik asit gibi farklı özelliklere sahip ürünler bulunmaktadır.
Her dolgu ürünü aynı bölgeye ve aynı amaçla uygulanmaz. Ürün seçimi kişinin yüz anatomisi, cilt yapısı, uygulama bölgesi ve hedeflenen değişiklik dikkate alınarak yapılmalıdır.
Dolgu uygulamalarında şişlik, morarma, hassasiyet, enfeksiyon, nodül, asimetri ve geç dönemde gelişebilen iltihabi reaksiyonlar görülebilir. Nadir fakat önemli damar komplikasyonları da bulunabileceğinden yüz anatomisinin değerlendirilmesi ve uygun uygulama tekniği önemlidir.
PRP uygulamasında kişinin kendi kanından hazırlanan trombosit içeriği yüksek bölümden yararlanılır. Mezoterapi uygulamalarında ise seçilen içerikler küçük enjeksiyonlarla cilt içerisine uygulanabilir.
Bu yöntemler cilt kalitesi, nem dengesi ve ince çizgilerin değerlendirilmesinde kişiye özel olarak planlanabilir. Kullanılacak ürün, uygulama sıklığı ve seans sayısı standart değildir. Etkinlik ve iyileşme süreci kişinin cilt yapısına göre değişebilir.
Mikroiğneleme yöntemlerinde cilt üzerinde kontrollü mikrokanallar oluşturulur. Radyofrekans destekli mikroiğneleme uygulamalarında ise mikroiğneler aracılığıyla kontrollü enerji iletimi sağlanır.
Bu uygulamalar cilt dokusu, gözenek görünümü, ince çizgiler ve bazı izlerin değerlendirilmesinde kullanılabilir. Uygulama derinliği ve enerji düzeyi cilt tipine, uygulama bölgesine ve hedeflenen değişikliğe göre belirlenir.
Lazer ve ışık sistemleri; güneşe bağlı lekeler, damar görünümü, cilt tonu farklılıkları, ince çizgiler ve cilt dokusundaki bazı değişikliklerin değerlendirilmesinde kullanılabilir.
Kimyasal peeling ve benzeri yüzey yenileme yöntemleri de uygun kişilerde cilt yüzeyinin ve renk düzensizliklerinin değerlendirilmesi amacıyla planlanabilir. Kullanılacak yöntemin cilt tipine uygun seçilmemesi tahriş, yanık ve renk değişikliği riskini artırabilir.
Medikal cilt bakımı; cildin temizlenmesi, nemlendirilmesi ve cilt bariyerinin desteklenmesi amacıyla uygulanabilir. Kullanılan ürün ve yöntemler kişinin cilt tipi, hassasiyet durumu, akne eğilimi ve mevcut dermatolojik hastalıkları dikkate alınarak seçilir.
Medikal cilt bakımı, enjeksiyon veya lazer uygulamalarının yerine geçen bir yöntem değildir. Gerektiğinde kişiye özel planın destekleyici bir parçası olarak değerlendirilebilir.
Yüz gençleştirme yaklaşımının temelinde düzenli güneşten korunma ve cilt tipine uygun bakım bulunur. Geniş spektrumlu güneş koruyucu kullanılması, sigaradan kaçınılması, cilt bariyerine uygun temizleyici ve nemlendiricilerin tercih edilmesi cilt sağlığının korunmasına yardımcı olabilir.
Retinoidler, antioksidanlar, alfa hidroksi asitler ve benzeri içerikler bazı kişilerde yararlı olabilir; ancak her ürün her cilt için uygun değildir. Tahriş, gebelik, emzirme, aktif dermatolojik hastalıklar ve kullanılan ilaçlar dikkate alınarak ürün seçimi yapılmalıdır.
Yüzdeki bütün değişiklikleri tek bir uygulamayla değerlendirmek her zaman mümkün değildir. Bazı kişilerde yalnızca cilt bakımı ve güneşten korunma yeterli görülürken bazı kişilerde botulinum toksin, dolgu, lazer veya cilt yenileme yöntemlerinin farklı zamanlarda planlanması düşünülebilir.
Kombine uygulamalar aynı gün yapılmak zorunda değildir. İşlemlerin sırası ve aralarındaki süre, kişinin ihtiyacına ve iyileşme özelliklerine göre belirlenir.
Uz. Dr. Armin Müştak Dermatoloji Muayenehanesi’nde yüz gençleştirme uygulamalarına uygunluk dermatolojik muayene sonucunda değerlendirilir. Beklentiler, uygulanabilecek seçenekler, sınırlılıklar ve olası riskler görüşüldükten sonra kişiye özel bir plan oluşturulur.