“Stresli olduğumda sivilcelerim artıyor.”
“Üzüldüğüm zaman daha çok kaşınıyorum.”
Bu gözlemler bazı kişilerde deri ile ruhsal durum arasındaki bağlantıyı yansıtabilir. Beyin, sinir sistemi, hormonlar ve bağışıklık sistemi deriyle sürekli iletişim hâlindedir. Stres, bu iletişim üzerinden kaşıntıyı ve bazı deri hastalıklarının seyrini etkileyebilir.
Ancak her deri hastalığının nedeni stres değildir. Genetik yatkınlık, bağışıklık sistemi, çevresel etkenler ve hastalığa özgü nedenler de önemlidir.
İlişki iki yönlüdür
Stres bazı kişilerde akne, egzama, sedef ve ürtiker belirtilerini artırabilir. Deri hastalığının oluşturduğu kaşıntı, görünüm kaygısı ve uykusuzluk da stresi yükseltebilir. Böylece birbirini besleyen bir döngü oluşabilir.
Küçük görünen bir lezyon, büyük bir yük oluşturabilir
Hastalığın dışarıdan hafif görünmesi, kişinin az etkilendiği anlamına gelmez. Fotoğraf çektirmekten kaçınmak, sosyal ortamlardan uzaklaşmak veya geceleri kaşıntıyla uyanmak da değerlendirilmelidir.
Psikodermatoloji, deri sağlığı ile ruhsal iyilik arasındaki bu ilişkiyle ilgilenir. Gerektiğinde psikolojik destek, dermatolojik tedaviye eklenebilir.
Süren belirtileri yalnızca strese bağlamayın. Deri hastalığınızın uykunuzu, ilişkilerinizi ve günlük yaşamınızı nasıl etkilediğini hekiminizle paylaşın.
Uzm. Dr. Armin Müştak
Dermatoloji Uzmanı