Masseter botoksu, çiğneme kaslarından biri olan masseter kasına botulinum toksini uygulanması işlemidir. Uygun hastalarda aşırı kas aktivitesini geçici olarak azaltmak, diş sıkmayla ilişkili bazı şikâyetleri hafifletmek veya kas hacmine bağlı belirgin çene görünümünü yumuşatmak amacıyla değerlendirilebilir.
Her geniş çene masseter kasının büyüklüğünden kaynaklanmaz. Çene kemiğinin yapısı, yağ dokusu, cilt gevşekliği ve yüzün genel oranları da alt yüz görünümünü etkiler. Aynı şekilde her diş sıkma veya çene ağrısı da yalnızca masseter kasıyla ilişkili değildir.
Bu nedenle işlem öncesinde kas yapısı, yüz anatomisi, çene eklemi bulguları, diş sıkma öyküsü ve kişinin beklentileri birlikte değerlendirilmelidir.
Masseter kası, alt çenenin iki yanında bulunan ve çiğneme hareketinde önemli rol oynayan güçlü bir kastır. Dişler sıkıldığında çene köşesinin üzerinde belirgin biçimde hissedilebilir.
Bazı kişilerde masseter kası yapısal olarak daha kalın ve güçlü olabilir. Sürekli diş sıkma, diş gıcırdatma veya yoğun çiğneme alışkanlıkları da kasın belirginliğini artırabilir.
Masseter kasının hacimli olması yüzün alt bölümünün daha geniş veya köşeli görünmesine neden olabilir. Bununla birlikte alt yüz genişliğinin kas, kemik veya yumuşak doku kaynaklı olup olmadığı muayene sırasında ayırt edilmelidir.
Masseter botoksu uygun hastalarda iki temel amaçla değerlendirilebilir:
Aşırı masseter kası aktivitesini azaltmaya yardımcı olmak
Kas hacmine bağlı alt yüz genişliğini zaman içerisinde yumuşatmak
Diş sıkma veya gıcırdatmayla ilişkili kas yorgunluğu ve ağrı bulunan bazı hastalarda botulinum toksini destekleyici bir tedavi seçeneği olabilir. Ancak uygulama dişlerdeki aşınmayı onarmaz, çene eklemindeki yapısal problemleri düzeltmez ve diş sıkmanın bütün nedenlerini ortadan kaldırmaz.
Çene ağrısı, temporomandibular eklem hastalıkları ve uyku bruksizmi gibi durumlarda diş hekimi, ağız ve çene cerrahisi, fizik tedavi veya ilgili diğer branşların değerlendirmesi gerekebilir.
Bruksizm, uyanıklık veya uyku sırasında ortaya çıkabilen çene kası aktivitesidir. Dişleri sıkma, gıcırdatma veya alt çeneyi kasılı tutma şeklinde görülebilir.
Uyanıklık bruksizmi ve uyku bruksizmi aynı mekanizmalarla oluşmayabilir. Stres ve alışkanlıklar özellikle uyanıklık sırasında görülen çene sıkma davranışında etkili olabilir. Uyku bruksizmi ise uyku düzeni, kullanılan ilaçlar ve farklı tıbbi etkenlerle ilişkili olabilir.
Diş sıkmaya aşağıdaki belirtiler eşlik edebilir:
Sabah çene kaslarında yorgunluk
Çene veya yüz ağrısı
Dişlerde aşınma ve hassasiyet
Çene kaslarında belirginleşme
Baş ve şakak bölgesinde ağrı
Çene ekleminde ses veya hassasiyet
Ağız açmada zorlanma
Bu belirtiler yalnızca bruksizme özgü değildir. Özellikle çene ekleminde ağrı, kilitlenme, ağız açıklığında azalma veya dişlerde belirgin hasar bulunuyorsa diş hekimliği değerlendirmesi önemlidir.
Botulinum toksini masseter kasının kasılma gücünü geçici olarak azaltabilir. Böylece bazı hastalarda sıkma kuvveti, kas yorgunluğu veya ağrı azalabilir.
Ancak uygulama, diş sıkmaya yol açan bütün merkezi, davranışsal, psikolojik veya dişsel etkenleri ortadan kaldırmaz. Uyku sırasında diş gıcırdatma davranışı tamamen sona ermese bile kasılmanın şiddeti azalabilir.
Bu nedenle masseter botoksu, diş sıkmanın kesin ve kalıcı tedavisi olarak sunulmamalıdır. Gerekli hastalarda gece plağı, diş tedavileri, alışkanlık farkındalığı, uyku değerlendirmesi veya diğer tedavilerle birlikte planlanabilir.
Alt yüz genişliğinin temel nedeni masseter kasının hacmi ise kas aktivitesinin azaltılması zaman içerisinde kas hacminde azalmaya ve çene hattının daha yumuşak görünmesine yardımcı olabilir.
Estetik değişiklik hemen ortaya çıkmaz. Önce kas aktivitesi azalır; kas hacmindeki değişiklik ise daha yavaş gelişir.
Beklenen sonuç aşağıdaki özelliklere göre değişebilir:
Masseter kasının başlangıçtaki hacmi
Alt çene kemiğinin yapısı
Yüzdeki yağ dokusunun dağılımı
Cildin elastikiyeti ve gevşekliği
Kullanılan doz ve uygulama noktaları
Kişinin botulinum toksinine verdiği yanıt
Çene genişliği kemik yapısından veya farklı yumuşak dokulardan kaynaklanıyorsa masseter botoksu beklenen incelme etkisini sağlamayabilir.
Özellikle cilt gevşekliği bulunan kişilerde kas hacminin azalması alt yüz görünümünü beklenenden farklı etkileyebilir. Bu nedenle yüz şekli ve cilt desteği işlem öncesinde birlikte değerlendirilmelidir.
Uygulama öncesinde yüz dinlenme halinde ve dişler sıkılırken değerlendirilir. Masseter kasının gücü, hacmi, sınırları ve iki taraf arasındaki farklılıklar incelenir.
Uygulama alanı temizlendikten sonra botulinum toksini masseter kasına belirlenen noktalardan enjekte edilir. Kullanılacak doz ve nokta sayısı kas gücüne, yüz yapısına, tedavinin amacına ve kullanılan ürüne göre değişir.
Botulinum toksini ürünlerinin ünite değerleri birbirinin yerine doğrudan kullanılamaz. Ayrıca ürünlerin onaylanmış kullanım alanları farklılık gösterebilir. Kullanılan ürün, işlemin amacı ve olası riskler uygulama öncesinde hastaya açıklanmalıdır.
Kas aktivitesindeki azalma genellikle uygulamadan sonraki ilk günlerde başlar ve ilerleyen haftalarda daha belirgin hale gelebilir.
Diş sıkmaya bağlı kas yorgunluğu veya ağrıdaki değişiklik, estetik görünümdeki değişiklikten daha erken fark edilebilir. Kas hacmine bağlı yüz incelmesi ise daha yavaş gelişir ve değerlendirilmesi birkaç hafta veya daha uzun sürebilir.
Botulinum toksininin etkisi kalıcı değildir. Etki zaman içerisinde azalır ve kas aktivitesi kademeli olarak geri döner. Tekrar uygulama zamanı sabit bir programa göre değil, klinik yanıt ve kişinin ihtiyacına göre belirlenmelidir.
Masseter botoksu tamamen risksiz değildir. İşlem sonrasında aşağıdaki durumlar görülebilir:
Enjeksiyon yerinde ağrı veya hassasiyet
Kızarıklık, şişlik veya morarma
Geçici çiğneme yorgunluğu
Sert gıdaları çiğnerken güçsüzlük hissi
İki taraf arasında asimetri
Gülüşte veya alt yüz mimiklerinde geçici değişiklik
Beklenenden fazla ya da yetersiz etki
Yüz konturunda istenmeyen değişiklik
Komşu kasların etkilenmesi
Nadiren yutma veya konuşmayla ilgili sorunlar
Çok nadiren botulinum toksininin etkisinin uygulama alanı dışına yayılmasıyla yaygın kas güçsüzlüğü, çift görme, konuşma, yutma veya nefes alma güçlüğü gelişebilir. Bu belirtilerde acil tıbbi değerlendirme gerekir.
Yan etki riski kullanılan ürüne, doza, uygulama noktasına, kişinin anatomisine ve eşlik eden sağlık durumlarına göre değişebilir.
Aşağıdaki durumlar işlem öncesinde hekimle paylaşılmalıdır:
Gebelik veya emzirme
Uygulama bölgesinde aktif enfeksiyon
Botulinum toksinine veya ürünün bileşenlerine karşı bilinen alerji
Sinir-kas iletişimini etkileyen hastalıklar
Çiğneme veya yutma güçlüğü
Kullanılan bazı antibiyotikler ve kas işlevini etkileyen ilaçlar
Kanama ve morarma riskini artırabilecek ilaçlar
Daha önce botulinum toksini sonrasında gelişen istenmeyen etkiler
Yakın zamanda yapılmış diş veya çene işlemleri
Kullanılan ilaçlar hekim önerisi olmadan bırakılmamalıdır. İşlemin uygunluğu kişisel riskler değerlendirildikten sonra belirlenmelidir.
İşlem sonrasında uygulama alanına yoğun baskı veya masaj yapılmamalı ve hekimin verdiği kişisel önerilere uyulmalıdır.
Geçici hassasiyet veya çiğneme sırasında farklılık hissedilebilir. İşlem sonrasındaki ilk dönemde belirgin çene ağrısı, artan şişlik, gülüşte belirgin değişiklik veya çiğneme güçlüğü gelişirse uygulamayı yapan hekimle iletişime geçilmelidir.
Tedavi sonucu ilk günlerde değil, kas aktivitesi ve kas hacmindeki değişim için yeterli süre geçtikten sonra değerlendirilmelidir. Gerekli görülürse kontrol muayenesinde kas gücü, yüz simetrisi ve tedaviye yanıt yeniden incelenir.
Uzm. Dr. Armin Müştak Dermatoloji Muayenehanesi’nde masseter botoksu öncesinde çene kasının gücü ve hacmi, yüzün alt bölümünün yapısı, diş sıkma şikâyetleri, çene eklemi bulguları, kullanılan ilaçlar ve kişinin beklentileri birlikte değerlendirilir.
Uygun bulunan hastalarda botulinum toksini dozu ve uygulama noktaları kişiye göre planlanır. Gerekli durumlarda diş hekimliği veya ilgili başka bir uzmanlık alanının değerlendirmesi önerilebilir.
Uzm. Dr. Armin Müştak Dermatoloji Muayenehanesi, Ankara Çankaya’da Turan Güneş Bulvarı bölgesinde hizmet vermektedir. Masseter kası belirginliği ve diş sıkma şikâyetlerinin değerlendirilmesi için randevu alınarak başvuru yapılabilir.
Masseter, çenenin iki yanında bulunan ve çiğnemeye yardımcı olan kaslardan biridir. Bu kasa yapılan botulinum toksin enjeksiyonları, kasın kasılma gücünü geçici olarak azaltır. Uygun kişilerde kasın belirginliğini azaltmak veya diş sıkmayla ilişkili bazı kas şikâyetlerini hafifletmek amacıyla değerlendirilebilir. Uygulama noktaları ve doz, kas yapısına ve tedavinin amacına göre belirlenir.
Alt yüz genişliğinin önemli bir kısmı masseter kasının büyüklüğünden kaynaklanıyorsa, kas hacminin zamanla azalması daha ince bir görünüm sağlayabilir. Ancak çene kemiğini küçültmez ve yağ dokusunu eritmez. Genişliğin kemik yapısı, yağ dokusu veya sarkmayla ilişkili olduğu kişilerde beklenen etki sınırlı olabilir. Bu nedenle işlem öncesinde genişliğin nedeni değerlendirilmelidir.
Bazı kişilerde çiğneme kaslarının gücünü azaltarak diş sıkmayla ilişkili kas ağrısını hafifletebilir. Ancak diş sıkmanın nedenini ortadan kaldırmaz ve herkeste aynı sonucu sağlamaz. Çene eklemi hastalıkları da diş sıkmayla aynı durum değildir; bu hastalıklarda etkinlik kanıtları tutarlı değildir. Diş hekimi değerlendirmesi, gerektiğinde gece plağı ve diğer uygun yöntemler tedavi planının parçası olmaya devam eder.
Kas hareketindeki azalma genellikle ilk günlerde başlar ve yaklaşık iki haftada belirginleşir. Yüz şeklindeki değişim ise kas hacminin azalmasına bağlı olarak sonraki haftalarda gelişir. Etki geçicidir ve birkaç ay sürebilir; görünümdeki değişimin süresi kas gücündeki azalmayla birebir aynı olmayabilir. Tekrar uygulama ihtiyacı, şikâyetlerin dönüşüne ve muayene bulgularına göre belirlenir.
İşlem sonrasında geçici çiğneme güçsüzlüğü veya özellikle sert yiyecekleri çiğnerken yorulma görülebilir. Komşu kasların etkilenmesi gülümsemede değişiklik veya asimetri oluşturabilir. Enjeksiyon yerinde ağrı, morarma ve şişlik de gelişebilir. Çok nadiren yutma, konuşma veya solunum güçlüğü gibi ciddi belirtiler ortaya çıkabilir; bu durumda acil değerlendirme gerekir. Doğru anatomik değerlendirme ve kişiye uygun doz seçimi önemlidir.
Kullanılan ilaçlar, kas-sinir hastalıkları, önceki botulinum toksin uygulamaları ve çiğneme veya yutma sorunları hekime bildirilmelidir. Gebelik ve emzirme döneminde estetik amaçlı uygulama önerilmez. Enjeksiyon bölgesinde aktif enfeksiyon varsa işlem ertelenir. Sonrasında bölgeyi ovuşturma ve masajdan kaçınılmalı, hekimin bakım önerilerine uyulmalıdır. Diş sıkma için kullanılan plak veya diğer tedaviler, ilgili hekime danışılmadan bırakılmamalıdır.
Estetik dermatoloji; cilt sağlığını korumayı, yaşla veya çevresel etkenlerle ortaya çıkan değişiklikleri değerlendirmeyi ve kişinin yüz yapısıyla uyumlu…
Ciltte, saçta, tırnaklarda veya ağız mukozasında meydana gelen değişiklikler farklı dermatolojik hastalıklarla ilişkili olabilir. Benzer görünen belirtilerin nedenleri…
Uzm. Dr. Armin Müştak Dermatoloji Muayenehanesi, Ankara Çankaya’da Turan Güneş Bulvarı bölgesinde hizmet vermektedir. Muayenehanede cilt, saç ve…
Vitiligo, cilde rengini veren melanositlerin kaybı sonucunda sınırları belirgin açık renkli veya beyaz alanların oluştuğu dermatolojik bir hastalıktır.…
Siğil Nedir? Siğiller, insan papilloma virüsünün (HPV) farklı tiplerinin deri hücrelerinde oluşturduğu iyi huylu ve bulaşıcı oluşumlardır. En…
HPV ve Genital Siğil Nedir? İnsan papilloma virüsü (HPV), cilt ve mukozaları etkileyebilen çok sayıda virüs tipinden…
Dolgu uygulamaları; yüzdeki hacim değişikliklerinin, belirli çizgilerin ve yüz oranlarının değerlendirilmesi amacıyla kullanılan enjeksiyon işlemleridir. Uygulama planı yalnızca…
Altın İğne Tedavisi (RF Mikroiğneleme) Nedir? Altın iğne olarak bilinen RF mikroiğneleme; mikroiğneler aracılığıyla cildin belirlenen derinliklerine radyofrekans…
CO2 Fraksiyonel Lazer Nedir? CO2 fraksiyonel lazer, cildin belirli alanlarında kontrollü mikroısı sütunları oluşturan ablatif bir lazer…
Cilt Lekelerinde Lazer Uygulamaları Ciltte görülen kahverengi veya koyu renkli alanların tamamı aynı tür leke değildir. Güneş…
Cilt yaşlanması; zamanın yanı sıra güneş ışınları, genetik özellikler, mimik hareketleri, sigara kullanımı, stres ve çevresel etkenlerle ilişkili…
Mezoterapi Nedir? Mezoterapi; seçilen ürünlerin çok ince iğneler aracılığıyla cildin yüzeysel veya orta tabakalarına küçük miktarlarda uygulanmasıdır. Kullanılan…
Mikroiğneleme (Dermapen) Nedir? Mikroiğneleme, cilt yüzeyinde çok ince ve kontrollü mikrokanallar oluşturulmasını amaçlayan dermatolojik bir cihaz uygulamasıdır.…
Dermatoloji; deri, saç, tırnak ve mukozalarda görülen hastalıkların tanı, tedavi ve takibiyle ilgilenen tıp dalıdır. Deride görülen bir…
Estetik dermatoloji; cildin yapısı, yüz anatomisi ve yaşlanmaya bağlı değişiklikler değerlendirilerek uygulanan tıbbi işlemleri kapsar. Amaç, herkese aynı…