Akne, halk arasında sivilce olarak bilinen; kıl kökü ve yağ bezlerini etkileyen inflamatuvar bir deri hastalığıdır. En sık yüz, sırt, göğüs ve omuzlarda görülür. Ergenlik döneminde başlayabileceği gibi erişkin yaşlarda devam edebilir veya ilk kez yetişkinlik döneminde ortaya çıkabilir.
Akne yalnızca geçici bir görünüm sorunu değildir. Uzun sürdüğünde ciltte leke ve kalıcı iz gelişmesine, kişinin özgüveninin ve yaşam kalitesinin etkilenmesine neden olabilir. Bu nedenle tedavi planı oluşturulurken yalnızca mevcut sivilceler değil; aknenin tipi, şiddeti, yaygınlığı, süresi, iz bırakma riski ve kişinin genel sağlık durumu birlikte değerlendirilmelidir.
Akne gelişiminde birden fazla mekanizma rol oynar. Yağ üretiminin artması, kıl foliküllerinin ölü deri hücreleriyle tıkanması, ciltte bulunan mikroorganizmalarla ilişkili değişiklikler ve inflamatuvar yanıt akne oluşumuna katkıda bulunabilir.
Bu süreç sonucunda farklı akne lezyonları ortaya çıkabilir:
Aknenin görünümü ve şiddeti kişiden kişiye değişebilir. Bazı kişilerde yalnızca komedonlar görülürken bazı kişilerde derin, ağrılı ve iz bırakma riski taşıyan lezyonlar gelişebilir.
Genetik yatkınlık, hormonal değişiklikler, kullanılan bazı ilaçlar, uygun olmayan kozmetik ürünler, stres ve kişisel bakım alışkanlıkları da aknenin seyri üzerinde etkili olabilir.
Akne tanısı çoğunlukla dermatolojik muayene ile konulur. Muayene sırasında lezyonların tipi, yerleşimi, yaygınlığı ve şiddeti değerlendirilir. Akneye eşlik eden leke veya izlerin bulunup bulunmadığı da incelenir.
Bazı durumlarda akneye benzeyen rozasea, perioral dermatit, folikülit veya kullanılan ürünlere bağlı gelişen döküntülerin ayırt edilmesi gerekebilir. Her sivilce benzeri oluşum akne olmayabileceği için doğru tanı, uygulanacak tedavinin belirlenmesinde önemlidir.
Hormonal bozukluğu düşündüren bulgular bulunan kişilerde gerekli görülürse ek değerlendirme veya laboratuvar incelemeleri planlanabilir. Ancak her akne hastasında rutin olarak hormonal test yapılması gerekmez.
Akne tedavisi kişiye özel olarak planlanır. Tedavi seçiminde aşağıdaki faktörler birlikte değerlendirilir:
Tedavide topikal ürünler, ağızdan kullanılan ilaçlar veya gerekli durumlarda bunların kombinasyonları değerlendirilebilir. Her hastaya aynı tedavinin uygulanması uygun değildir.
Hafif ve orta şiddetteki aknelerde cilde uygulanan ilaçlar tedavinin temelini oluşturabilir. Retinoidler, benzoil peroksit, azelaik asit ve gerekli görülen bazı diğer topikal ilaçlar aknenin tipine göre tek başına veya birlikte kullanılabilir.
Topikal tedavilerin ilk döneminde kuruluk, kızarıklık, yanma veya soyulma görülebilir. Bu nedenle ürünlerin kullanım sıklığı ve miktarı kişinin cilt hassasiyetine göre düzenlenmelidir.
Topikal antibiyotikler gerektiğinde uygun diğer akne tedavileriyle birlikte kullanılmalı; antibiyotik direnci riski nedeniyle kontrolsüz ve uzun süreli kullanımdan kaçınılmalıdır.
Orta ve şiddetli aknede veya topikal tedavilerin yeterli olmadığı durumlarda ağızdan kullanılan ilaçlar değerlendirilebilir.
Ağızdan antibiyotik tedavileri gerekli görülen hastalarda belirli bir süreyle ve uygun topikal tedavilerle birlikte planlanır. Antibiyotiklerin gereğinden uzun kullanılması uygun değildir.
Seçilmiş kadın hastalarda hormonal tedavi seçenekleri değerlendirilebilir. Bu karar hastanın genel sağlık durumu, eşlik eden bulguları, kullandığı ilaçlar ve olası riskler dikkate alınarak verilmelidir.
İzotretinoin; şiddetli, nodülokistik, iz bırakma riski yüksek veya diğer tedavilere yeterli yanıt vermeyen aknelerde değerlendirilebilen sistemik bir tedavidir. İzotretinoin tedavisi öncesinde hastanın tıbbi durumu incelenmeli; tedavi süresince gerekli klinik ve laboratuvar takipleri yapılmalıdır. Gebelikte kesinlikle kullanılmaması ve gebelikten korunma kurallarına uyulması gerekir.
Erişkin kadınlarda akne özellikle alt yüz, çene hattı ve boyun bölgesinde belirginleşebilir. Adet dönemleriyle ilişkili alevlenmeler görülebilir. Ancak aknenin yalnızca yerleşim yerine bakılarak hormonal bir hastalık tanısı konulamaz.
Adet düzensizliği, tüylenme artışı, saç dökülmesi, kilo değişikliği veya polikistik over sendromunu düşündüren başka bulguların bulunması durumunda daha ayrıntılı değerlendirme gerekebilir.
Erişkin kadın aknesinde kullanılan kozmetik ürünler, cilt bakım alışkanlıkları, önceki tedaviler ve gebelik planı da tedavi seçiminde dikkate alınmalıdır.
Akne sonrasında kırmızı veya kahverengi renk değişiklikleri gelişebilir. Bu renk değişiklikleri her zaman gerçek bir akne izi değildir. İnflamasyon sonrası oluşan kızarıklık ve pigmentasyon zaman içerisinde azalabilir; ancak bazı kişilerde daha uzun süre devam edebilir.
Akne izleri ise cilt dokusunda kalıcı yapısal değişikliklerdir. Atrofik akne izleri genel olarak ice pick, boxcar ve rolling tiplerde görülebilir. Daha nadiren kabarık hipertrofik izler veya keloidler gelişebilir.
Akne izi tedavisi, izin tipine ve derinliğine göre planlanmalıdır. Uygun hastalarda aşağıdaki yöntemlerden biri veya birkaçı değerlendirilebilir:
Her akne izi aynı yöntemle tedavi edilemez. Bazı hastalarda farklı yöntemlerin aşamalı veya kombine biçimde uygulanması gerekebilir. Aktif ve iltihaplı akne yeterince kontrol altına alınmadan iz tedavisine başlanması çoğu zaman uygun değildir.
Doğru cilt bakımı, akne tedavisinin önemli bir parçasıdır. Cildi aşırı kurutmak veya sık aralıklarla sert peeling uygulamak akneyi daha hızlı iyileştirmez; aksine cilt bariyerini bozarak kızarıklık ve hassasiyeti artırabilir.
Akne eğilimli ciltlerde genel olarak:
Kullanılacak bakım ürünleri kişinin cilt tipi, hassasiyeti ve aldığı akne tedavisine göre seçilmelidir.
Akne tedavisinin süresi; hastalığın şiddetine, kullanılan yönteme ve kişinin tedaviye verdiği yanıta göre değişir. Tedavinin etkisi çoğu zaman hemen ortaya çıkmaz. İlk haftalarda kuruluk, hassasiyet veya geçici alevlenme görülebilir.
Akne kontrol altına alındıktan sonra yeni lezyonların oluşmasını azaltmak amacıyla koruyucu tedavi veya düzenli takip gerekebilir. Aknenin tekrarlama eğilimi bulunabileceği için tedavinin dermatolog önerisi olmadan erken bırakılmaması önemlidir.
Tedavi sonucunda sağlanacak iyileşme ve tedavi süresi kişiden kişiye değişir; kesin sonuç veya tekrarlamama garantisi verilemez.
Uzm. Dr. Armin Müştak Dermatoloji Muayenehanesi’nde akne tedavisi öncesinde hastanın cilt yapısı, aknenin tipi ve şiddeti, iz gelişme riski, önceki tedavileri ve kişisel riskleri dermatolojik olarak değerlendirilir.
Aktif akne, erişkin aknesi, akne sonrası renk değişiklikleri ve akne izleri için uygulanabilecek tedaviler muayene sonrasında kişiye göre planlanır.
Uzm. Dr. Armin Müştak Dermatoloji Muayenehanesi, Ankara Çankaya’da Turan Güneş Bulvarı bölgesinde hizmet vermektedir. Akne ve akne izlerinin değerlendirilmesi için randevu alınarak başvuru yapılabilir.
Akne tedavisi; sivilcelerin türüne, şiddetine, iz bırakma riskine ve kişinin sağlık durumuna göre planlanır. Hafif ve orta şiddette aknede retinoid, benzoil peroksit veya azelaik asit içeren, cilde uygulanan ilaçlar kullanılabilir. Daha şiddetli durumlarda ağızdan ilaç tedavisi gerekebilir. Uygun hastalarda hormonal tedaviler veya izotretinoin değerlendirilebilir. Antibiyotikler tek başına ve gereksiz yere uzun süre kullanılmamalıdır; direnç gelişimini azaltmak için uygun diğer tedavilerle birlikte planlanır.
Akne tedavisinin etkisi birkaç günde ortaya çıkmaz. İlk belirgin düzelme çoğunlukla 6–8 hafta içinde görülür; başlangıç tedavisinin yanıtı genellikle 12. haftada değerlendirilir. Daha belirgin iyileşme için birkaç aylık tedavi gerekebilir. Bu süre, aknenin şiddetine ve kullanılan ilaçlara göre değişir. Akne tekrarlayabildiği için bazı hastalarda sivilceler kontrol altına alındıktan sonra koruyucu, yani idame tedavisi sürdürülür. İlaçları erken bırakmak veya sık sık değiştirmek tedavi başarısını azaltabilir.
Akne yalnızca ergenlik döneminde görülmez; erişkin yaşta devam edebilir veya ilk kez ortaya çıkabilir. Hormonal değişiklikler, genetik yatkınlık, stres, bazı ilaçlar ve gözenekleri tıkayan kozmetik ürünler akneyi etkileyebilir. Özellikle çene ve çene hattında yoğunlaşan, adet öncesinde artan sivilcelerde hormonal etki düşünülebilir. Ancak her akne, hormon bozukluğu olduğu anlamına gelmez. Adet düzensizliği veya belirgin tüylenme artışı gibi ek bulgular varsa dermatolojik değerlendirmeye uygun tetkikler eklenebilir.
Beslenme bazı kişilerde aknenin şiddetini etkileyebilir. Kan şekerini hızla yükselten yiyecek ve içeceklerin fazla tüketilmesi, aknenin artmasıyla ilişkili olabilir. Bazı araştırmalarda inek sütü tüketimiyle akne arasında da ilişki bulunmuştur; ancak bu durum herkes için geçerli değildir ve tek başına neden-sonuç ilişkisini kanıtlamaz. Her hastanın süt ürünlerini tamamen bırakması gerekmez. Dengeli beslenmek ve kişisel tetikleyicileri gözlemlemek yararlı olabilir; beslenme düzenlemesi tıbbi tedavinin yerini tutmaz.
Sivilceleri sıkmak, koparmak veya sürekli kurcalamak kalıcı iz oluşma riskini artırabilir. Özellikle derin, ağrılı ve uzun süren iltihaplı sivilcelerde iz riski daha yüksektir. Bu riski azaltmak için aknenin erken değerlendirilmesi, uygun tedavinin düzenli uygulanması ve lezyonların sıkılmaması önemlidir. Yeni izler oluşuyorsa veya sivilceler derin ve ağrılıysa dermatoloji uzmanına başvurulmalıdır. Tedavinin temel hedeflerinden biri, mevcut sivilceleri kontrol ederken yeni iz oluşumunu azaltmaktır.
İzotretinoin; şiddetli, iz bırakan veya uygun standart tedavilere yeterli yanıt vermeyen aknede değerlendirilen bir ilaçtır. Aknenin kişinin yaşam kalitesini ciddi biçimde etkilemesi de tedavi kararında dikkate alınabilir. Dermatoloji uzmanı gözetiminde kullanılır; yan etkiler, karaciğer enzimleri ve kan yağları uygun aralıklarla değerlendirilir. Dudak ve cilt kuruluğu sık görülür. Gebelikte kesinlikle kullanılmaz. Gebe kalma olasılığı olan kişilerde tedavi öncesinde, tedavi boyunca ve tedavi bittikten sonra en az bir ay etkili gebelikten korunma ve gerekli gebelik testleri uygulanmalıdır.
Estetik dermatoloji; cilt sağlığını korumayı, yaşla veya çevresel etkenlerle ortaya çıkan değişiklikleri değerlendirmeyi ve kişinin yüz yapısıyla uyumlu…
Ciltte, saçta, tırnaklarda veya ağız mukozasında meydana gelen değişiklikler farklı dermatolojik hastalıklarla ilişkili olabilir. Benzer görünen belirtilerin nedenleri…
Uzm. Dr. Armin Müştak Dermatoloji Muayenehanesi, Ankara Çankaya’da Turan Güneş Bulvarı bölgesinde hizmet vermektedir. Muayenehanede cilt, saç ve…
Vitiligo, cilde rengini veren melanositlerin kaybı sonucunda sınırları belirgin açık renkli veya beyaz alanların oluştuğu dermatolojik bir hastalıktır.…
Siğil Nedir? Siğiller, insan papilloma virüsünün (HPV) farklı tiplerinin deri hücrelerinde oluşturduğu iyi huylu ve bulaşıcı oluşumlardır. En…
HPV ve Genital Siğil Nedir? İnsan papilloma virüsü (HPV), cilt ve mukozaları etkileyebilen çok sayıda virüs tipinden…
Dolgu uygulamaları; yüzdeki hacim değişikliklerinin, belirli çizgilerin ve yüz oranlarının değerlendirilmesi amacıyla kullanılan enjeksiyon işlemleridir. Uygulama planı yalnızca…
Altın İğne Tedavisi (RF Mikroiğneleme) Nedir? Altın iğne olarak bilinen RF mikroiğneleme; mikroiğneler aracılığıyla cildin belirlenen derinliklerine radyofrekans…
CO2 Fraksiyonel Lazer Nedir? CO2 fraksiyonel lazer, cildin belirli alanlarında kontrollü mikroısı sütunları oluşturan ablatif bir lazer…
Cilt Lekelerinde Lazer Uygulamaları Ciltte görülen kahverengi veya koyu renkli alanların tamamı aynı tür leke değildir. Güneş…
Cilt yaşlanması; zamanın yanı sıra güneş ışınları, genetik özellikler, mimik hareketleri, sigara kullanımı, stres ve çevresel etkenlerle ilişkili…
Mezoterapi Nedir? Mezoterapi; seçilen ürünlerin çok ince iğneler aracılığıyla cildin yüzeysel veya orta tabakalarına küçük miktarlarda uygulanmasıdır. Kullanılan…
Mikroiğneleme (Dermapen) Nedir? Mikroiğneleme, cilt yüzeyinde çok ince ve kontrollü mikrokanallar oluşturulmasını amaçlayan dermatolojik bir cihaz uygulamasıdır.…
Dermatoloji; deri, saç, tırnak ve mukozalarda görülen hastalıkların tanı, tedavi ve takibiyle ilgilenen tıp dalıdır. Deride görülen bir…
Estetik dermatoloji; cildin yapısı, yüz anatomisi ve yaşlanmaya bağlı değişiklikler değerlendirilerek uygulanan tıbbi işlemleri kapsar. Amaç, herkese aynı…