Terleme, vücudun ısı dengesini korumaya yardımcı olan doğal bir mekanizmadır. Ancak bazı kişilerde terleme, ortam sıcaklığı veya fiziksel aktiviteyle açıklanamayacak kadar fazla olabilir. Bu durum günlük yaşamı, sosyal ilişkileri, kıyafet seçimini ve çalışma hayatını etkileyebilir.
Normalden fazla terleme hiperhidroz olarak adlandırılır. Hiperhidroz en sık koltuk altı, avuç içi, ayak tabanı ve yüz bölgesinde görülür. Tedavi planlanmadan önce terlemenin hangi bölgelerde bulunduğu, ne zaman başladığı, gece olup olmadığı ve altta yatan başka bir hastalıkla ilişkili olup olmadığı değerlendirilmelidir.
Botulinum toksini, uygun hastalarda belirli bölgelerdeki terlemeyi geçici olarak azaltmak amacıyla kullanılabilen tıbbi tedavi seçeneklerinden biridir.
Aşırı terleme, kişinin günlük yaşamını etkileyecek düzeyde ve vücudun ısı düzenleme ihtiyacından daha fazla terlemesidir.
Hiperhidroz genel olarak primer ve sekonder olmak üzere iki grupta değerlendirilir.
Primer hiperhidrozda terlemeyi açıklayan başka bir hastalık veya ilaç kullanımı bulunmaz. Genellikle çocukluk veya ergenlik döneminde başlar. Çoğu zaman iki taraflı ve simetriktir.
En sık etkilenen bölgeler şunlardır:
Koltuk altları
Avuç içleri
Ayak tabanları
Yüz ve saçlı deri
Primer hiperhidroz uyku sırasında çoğunlukla belirgin değildir. Ailede benzer şikâyetlerin bulunması mümkündür.
Sekonder hiperhidroz, başka bir hastalığa, hormonal duruma veya kullanılan ilaca bağlı gelişebilir. Terleme daha yaygın olabilir, erişkin yaşta aniden başlayabilir veya gece uykusu sırasında da görülebilir.
Terlemeyi artırabilecek durumlar arasında şunlar bulunabilir:
Tiroid hastalıkları
Kan şekeriyle ilgili bozukluklar
Menopoz ve hormonal değişiklikler
Bazı enfeksiyonlar
Nörolojik hastalıklar
Kullanılan bazı ilaçlar
Alkol veya madde kullanımı
Daha nadiren farklı sistemik hastalıklar
Ani başlayan, bütün vücudu etkileyen, gece terlemesiyle seyreden veya kilo kaybı, ateş, çarpıntı gibi başka belirtilerin eşlik ettiği terlemelerde altta yatan neden araştırılmalıdır.
Değerlendirme sırasında terlemenin başladığı yaş, süresi, hangi bölgelerde bulunduğu, simetrik olup olmadığı ve günlük yaşam üzerindeki etkisi sorgulanır.
Aşağıdaki noktalar tedavi planını etkileyebilir:
Terlemenin bölgesel veya yaygın olması
Şikâyetin ne zaman başladığı
Gece terlemesi bulunup bulunmadığı
Kullanılan ilaçlar
Eşlik eden hastalıklar
Gebelik veya emzirme durumu
Daha önce uygulanan tedaviler
Terlemenin iş, sosyal yaşam ve günlük aktiviteler üzerindeki etkisi
Primer hiperhidroz tanısı çoğunlukla hastanın öyküsü ve dermatolojik değerlendirmeyle konulabilir. Sekonder bir neden düşünüldüğünde muayene bulgularına göre laboratuvar veya başka incelemeler istenebilir. Her hiperhidroz hastasında aynı tetkiklerin yapılması gerekli değildir.
Hiperhidroz tedavisi terlemenin bölgesine, şiddetine, altta yatan nedene ve kişinin sağlık durumuna göre planlanır.
Tedavi seçenekleri arasında şunlar bulunabilir:
Medikal antiperspirant ürünler
Reçeteli topikal ilaçlar
İyontoforez
Botulinum toksini uygulaması
Uygun hastalarda ağızdan kullanılan ilaçlar
Bazı cihaz destekli yöntemler
Seçilmiş ağır vakalarda cerrahi yöntemler
Her yöntem her bölge için uygun değildir. Örneğin iyontoforez özellikle el ve ayak terlemesinde değerlendirilebilirken botulinum toksini koltuk altı hiperhidrozunda daha sık kullanılan seçeneklerden biridir.
Tedavi seçimi yapılırken beklenen yarar, olası yan etkiler, etkinin geçici veya kalıcı olması ve kişinin beklentileri birlikte ele alınmalıdır.
Ter bezleri sinir sisteminden gelen uyarılarla çalışır. Botulinum toksini, uygulama yapılan bölgede ter bezlerine iletilen sinirsel uyarıyı geçici olarak azaltır. Böylece o bölgedeki terleme miktarı azalabilir.
Bu etki yalnızca uygulama yapılan alanla sınırlıdır. İşlem vücudun tamamındaki terlemeyi durdurmaz ve vücudun genel ısı düzenleme mekanizmasını ortadan kaldırmaz.
Botulinum toksininin etkisi kalıcı değildir. Sinirsel ileti zaman içerisinde yeniden oluşur ve terleme kademeli olarak geri dönebilir.
Koltuk altı hiperhidrozu, kıyafetlerde belirgin ıslaklık, sık kıyafet değiştirme ihtiyacı, koku endişesi ve sosyal ortamlarda rahatsızlık oluşturabilir.
Koltuk altı botulinum toksini uygulaması özellikle medikal antiperspirantlarla yeterince kontrol edilemeyen, belirgin primer koltuk altı hiperhidrozu bulunan uygun hastalarda değerlendirilebilir.
İşlem öncesinde terleme alanının sınırları muayene ile veya gerekli görülürse özel bir terleme testiyle belirlenebilir. Botulinum toksini terlemenin bulunduğu alan içerisine çok sayıda küçük noktadan uygulanır.
Kullanılacak ürün, toplam doz ve uygulama noktaları kişinin terleme alanına ve kullanılan botulinum toksini ürününe göre belirlenmelidir. Farklı ürünlerin üniteleri birbirinin yerine doğrudan kullanılamaz.
Botulinum toksini bazı hastalarda avuç içi, ayak tabanı veya yüz terlemesi için de değerlendirilebilir. Ancak bu bölgelerin uygulama tekniği, ağrı düzeyi ve olası yan etkileri koltuk altından farklıdır.
Avuç içine yapılan uygulamalarda geçici el kası güçsüzlüğü gelişebilir. Ayak tabanı uygulamaları daha ağrılı olabilir. Yüz bölgesinde ise mimik kaslarının etkilenmesi ve göz kapağı düşüklüğü gibi bölgeye özgü riskler dikkate alınmalıdır.
Botulinum toksini ürünlerinin onaylanmış kullanım alanları farklı olabilir. Bu nedenle uygulamanın yapılacağı bölge, kullanılacak ürün ve olası riskler işlem öncesinde hastaya açıklanmalıdır.
Uygulama öncesinde tedavi edilecek alan belirlenir ve cilt temizlenir. Gerekli görülürse ağrıyı azaltmak amacıyla lokal anestezik krem, soğuk uygulama veya farklı rahatlatıcı yöntemler kullanılabilir.
Botulinum toksini cilt içine çok sayıda küçük enjeksiyonla uygulanır. İşlem planı terleme bölgesinin genişliğine ve yoğunluğuna göre değişir.
İşlem süresi ve kullanılacak enjeksiyon sayısı her hastada aynı değildir. Uygulama sonrasında kişinin sağlık durumuna ve işlem yapılan bölgeye göre bakım önerileri verilir.
Terlemedeki azalma genellikle uygulamadan sonraki ilk günlerde fark edilmeye başlar. Etkinin değerlendirilmesi için yaklaşık bir ila iki hafta beklenebilir.
Etki süresi kişiden kişiye değişir. Uygulama bölgesi, terlemenin şiddeti, kullanılan doz, ürün ve kişisel yanıt bu süreyi etkileyebilir.
Terleme zaman içerisinde yeniden başladığında ve tıbbi olarak uygun bulunduğunda işlem tekrar değerlendirilebilir. Uygulama sıklığı sabit bir takvime göre değil, kişinin klinik yanıtına göre belirlenmelidir.
Terleme botoksu tamamen risksiz değildir. Uygulama sonrasında aşağıdaki durumlar görülebilir:
Enjeksiyon yerinde ağrı ve hassasiyet
Kızarıklık veya hafif şişlik
Noktasal kanama ve morarma
Baş ağrısı
Uygulama alanında tahriş
Beklenenden az etki
Terleme alanında düzensiz azalma
Enfeksiyon
Uygulama bölgesine göre geçici kas güçsüzlüğü
Avuç içi uygulamalarında kavrama gücünde geçici azalma, yüz uygulamalarında ise mimik değişikliği veya göz kapağı düşüklüğü gibi bölgeye özgü yan etkiler görülebilir.
Çok nadiren botulinum toksininin etkisinin uygulama alanının dışına yayılmasıyla yaygın kas güçsüzlüğü, çift görme, konuşma, yutma veya nefes alma güçlüğü ortaya çıkabilir. Bu belirtilerde acil tıbbi değerlendirme gerekir.
Aşağıdaki durumlar işlem öncesinde hekimle paylaşılmalıdır:
Gebelik veya emzirme
Uygulama bölgesinde aktif enfeksiyon, yara veya belirgin tahriş
Botulinum toksinine veya ürünün bileşenlerine karşı bilinen alerji
Sinir-kas iletişimini etkileyen hastalıklar
Kullanılan bazı antibiyotikler ve kas işlevini etkileyen ilaçlar
Kanama veya morarma riskini artıran ilaçlar
Daha önce botulinum toksini sonrasında gelişen istenmeyen etkiler
Kullanılan ilaçlar hekim önerisi olmadan kesilmemelidir. İşlemin uygun olup olmadığı kişisel riskler değerlendirildikten sonra belirlenmelidir.
İşlem sonrasında uygulama alanına yoğun baskı veya masaj yapılmamalı ve hekimin verdiği kişisel bakım önerilerine uyulmalıdır.
Uygulama yapılan bölgede kısa süreli kızarıklık, hassasiyet veya küçük kabarıklıklar görülebilir. Şiddetli ağrı, giderek artan şişlik, enfeksiyon bulguları veya beklenmeyen kas güçsüzlüğü gelişirse uygulamayı yapan hekimle iletişime geçilmelidir.
Tedavi sonucu ilk gün değerlendirilmemeli; terleme miktarındaki değişiklik için yeterli süre beklenmelidir. Gerekli görülürse kontrol muayenesinde tedaviye yanıt ve terleme alanı yeniden değerlendirilir.
Uzm. Dr. Armin Müştak Dermatoloji Muayenehanesi’nde aşırı terleme şikâyeti olan hastalarda terlemenin bölgesi, şiddeti, başlama zamanı, kullanılan ilaçlar, eşlik eden hastalıklar ve daha önce uygulanan tedaviler değerlendirilir.
Sekonder bir neden düşünülen hastalarda gerekli incelemeler planlanabilir. Botulinum toksini uygulamasına uygun bulunan kişilerde uygulama alanı, doz ve takip süreci kişiye göre belirlenir.
Uzm. Dr. Armin Müştak Dermatoloji Muayenehanesi, Ankara Çankaya’da Turan Güneş Bulvarı bölgesinde hizmet vermektedir. Koltuk altı ve diğer bölgesel aşırı terleme şikâyetlerinin değerlendirilmesi için randevu alınarak başvuru yapılabilir.
Estetik dermatoloji; cilt sağlığını korumayı, yaşla veya çevresel etkenlerle ortaya çıkan değişiklikleri değerlendirmeyi ve kişinin yüz yapısıyla uyumlu…
Ciltte, saçta, tırnaklarda veya ağız mukozasında meydana gelen değişiklikler farklı dermatolojik hastalıklarla ilişkili olabilir. Benzer görünen belirtilerin nedenleri…
Uzm. Dr. Armin Müştak Dermatoloji Muayenehanesi, Ankara Çankaya’da Turan Güneş Bulvarı bölgesinde hizmet vermektedir. Muayenehanede cilt, saç ve…
Vitiligo, cilde rengini veren melanositlerin kaybı sonucunda sınırları belirgin açık renkli veya beyaz alanların oluştuğu dermatolojik bir hastalıktır.…
Siğil Nedir? Siğiller, insan papilloma virüsünün (HPV) farklı tiplerinin deri hücrelerinde oluşturduğu iyi huylu ve bulaşıcı oluşumlardır. En…
HPV ve Genital Siğil Nedir? İnsan papilloma virüsü (HPV), cilt ve mukozaları etkileyebilen çok sayıda virüs tipinden…
Dolgu uygulamaları; yüzdeki hacim değişikliklerinin, belirli çizgilerin ve yüz oranlarının değerlendirilmesi amacıyla kullanılan enjeksiyon işlemleridir. Uygulama planı yalnızca…
Altın İğne Tedavisi (RF Mikroiğneleme) Nedir? Altın iğne olarak bilinen RF mikroiğneleme; mikroiğneler aracılığıyla cildin belirlenen derinliklerine radyofrekans…
CO2 Fraksiyonel Lazer Nedir? CO2 fraksiyonel lazer, cildin belirli alanlarında kontrollü mikroısı sütunları oluşturan ablatif bir lazer…
Cilt Lekelerinde Lazer Uygulamaları Ciltte görülen kahverengi veya koyu renkli alanların tamamı aynı tür leke değildir. Güneş…
Cilt yaşlanması; zamanın yanı sıra güneş ışınları, genetik özellikler, mimik hareketleri, sigara kullanımı, stres ve çevresel etkenlerle ilişkili…
Mezoterapi Nedir? Mezoterapi; seçilen ürünlerin çok ince iğneler aracılığıyla cildin yüzeysel veya orta tabakalarına küçük miktarlarda uygulanmasıdır. Kullanılan…
Mikroiğneleme (Dermapen) Nedir? Mikroiğneleme, cilt yüzeyinde çok ince ve kontrollü mikrokanallar oluşturulmasını amaçlayan dermatolojik bir cihaz uygulamasıdır.…
Dermatoloji; deri, saç, tırnak ve mukozalarda görülen hastalıkların tanı, tedavi ve takibiyle ilgilenen tıp dalıdır. Deride görülen bir…
Estetik dermatoloji; cildin yapısı, yüz anatomisi ve yaşlanmaya bağlı değişiklikler değerlendirilerek uygulanan tıbbi işlemleri kapsar. Amaç, herkese aynı…