Çene dolgusu; çene ucunu desteklemek, alt yüz oranlarını dengelemek, profil görünümünü düzenlemeye yardımcı olmak veya çene hattının belirginliğini artırmak amacıyla uygulanabilen tıbbi estetik işlemlerden biridir.
Çene, yüzün diğer bölümlerinden bağımsız değerlendirilmez. Alın, burun, dudaklar, yanaklar, alt çene kemiği, çene hattı ve boyun geçişi yüzün genel dengesini birlikte oluşturur.
Uygulamanın amacı herkeste aynı çene formunu meydana getirmek değil, kişinin kendi anatomisiyle uyumlu bir destek oluşturmaktır. Kullanılacak ürün, miktar ve uygulama tekniği muayene sonrasında kişiye göre belirlenmelidir.
Çene dolgusu, çene ucunun veya çene hattının belirlenen bölgelerine dolgu maddesi uygulanması işlemidir.
Çene bölgesinde hyaluronik asit içeren dolguların yanı sıra ürünün onaylanmış kullanım alanına ve tedavi amacına göre farklı özellikte dolgu maddeleri de değerlendirilebilir. Her dolgu ürününün sertliği, esnekliği, dokuda davranışı, kalıcılığı ve gerektiğinde geri döndürülebilirliği aynı değildir.
Hyaluronik asit dolguları gerekli görülen durumlarda hyalüronidaz enzimiyle parçalanabilir. Kalsiyum hidroksiapatit veya diğer içeriklere sahip dolgular ise aynı yöntemle eritilemez. Bu nedenle kullanılacak ürünün içeriği ve özellikleri işlem öncesinde hastaya açıklanmalıdır.
Çene dolgusu uygun hastalarda aşağıdaki amaçlarla değerlendirilebilir:
Çene ucunun öne doğru desteğini artırmak
Çene ucunun dikey uzunluğunu sınırlı ölçüde desteklemek
Alt yüz oranlarını dengelemek
Profil görünümünü düzenlemeye yardımcı olmak
Çene ucundaki hafif asimetriyi azaltmak
Dudak ve çene arasındaki geçişi desteklemek
Çene hattının belirginliğini artırmak
Yaşa bağlı gelişen bazı hacim ve kontur değişikliklerini desteklemek
Dolgu, çene kemiğini büyütmez veya iskeletsel yapıyı kalıcı olarak değiştirmez. Belirgin çene geriliği, kapanış bozukluğu veya alt çene gelişim problemi bulunan kişilerde dolgu tek başına yeterli olmayabilir.
Uygulama öncesinde yüz hem önden hem yandan değerlendirilmelidir. Yüz oranlarının yanı sıra kişinin mimikleri ve ağız hareketleri de dikkate alınır.
Değerlendirme sırasında aşağıdaki özellikler incelenebilir:
Çene ucunun önden ve yandan görünümü
Çenenin öne doğru projeksiyonu
Alt yüz yüksekliği
Alt dudak ile çene arasındaki ilişki
Mentolabial oluk
Burun, dudak ve çene dengesi
Çene hattının belirginliği
Sağ ve sol taraf arasındaki farklılıklar
Çene kaslarının hareketi
Cilt ve cilt altı dokusunun yapısı
Gıdı ve boyun geçişi
Daha önce yapılan dolgu veya cerrahi işlemler
Fotoğraflar hastanın beklentisini anlamaya yardımcı olabilir; ancak başka bir kişinin çene formunun aynı şekilde oluşturulması mümkün veya uygun olmayabilir.
Çene ucu dolgusu ve çene hattı dolgusu birbiriyle ilişkili olmakla birlikte aynı amaçla yapılmaz.
Çene ucu dolgusu daha çok çenenin öne doğru desteğini, uzunluğunu, formunu ve profil dengesini düzenlemeye yardımcı olmayı hedefler.
Çene hattı dolgusu ise alt çene kemiği boyunca konturu desteklemek ve çene-boyun geçişini daha belirgin hale getirmek amacıyla değerlendirilebilir.
Bazı hastalarda yalnızca çene ucunun desteklenmesi yüz dengesinde yeterli değişikliği sağlayabilir. Bazı hastalarda ise çene ucu ve çene hattı birlikte planlanabilir.
Çene hattının belirsiz görünmesi her zaman hacim eksikliğine bağlı değildir. Cilt gevşekliği, gıdı bölgesindeki yağ dokusu, kemik yapısı ve masseter kasının hacmi de görünümü etkileyebilir. Bu nedenle her çene hattı probleminde dolgu uygun seçenek olmayabilir.
Çene dolgusu aşağıdaki durumlarda tek başına yeterli olmayabilir:
Belirgin alt çene geriliği
Diş kapanış bozuklukları
İleri derecede yüz asimetrisi
Alt çenede yapısal gelişim problemi
Belirgin cilt gevşekliği
Fazla miktarda gıdı yağlanması
Çene eklemi hastalıkları
Cerrahi düzeltme gerektiren çene bozuklukları
Bu durumlarda ortodonti, diş hekimliği, ağız ve çene cerrahisi veya plastik cerrahi değerlendirmesi gerekebilir.
Dolgu, uygun hastalarda kontur desteği sağlar; iskeletsel veya fonksiyonel çene problemlerinin yerine geçen bir tedavi değildir.
Doğal görünüm için çenenin yüzün diğer bölümleriyle uyumlu olması gerekir. Çenenin gereğinden fazla öne alınması, uzatılması veya genişletilmesi yüz ifadesini değiştirebilir ve yapay bir görünüm oluşturabilir.
Planlama sırasında:
Yüzün genel oranları dikkate alınmalı
Kadın ve erkek yüzündeki anatomik farklılıklar değerlendirilmelidir
Mevcut asimetriler kaydedilmeli
Burun, dudak ve çene ilişkisi birlikte ele alınmalı
Gereken dolgu miktarı aşamalı olarak belirlenmeli
Kişinin beklentileri gerçekçi biçimde konuşulmalıdır
Doğal görünüm hedeflenebilir; ancak sonuç kişinin anatomisine, kullanılan ürüne ve doku yanıtına bağlı olduğu için önceden kesin olarak garanti edilemez.
İşlem öncesinde yüz ve profil muayene edilir. Daha önce yapılan dolgular, kullanılan ilaçlar, alerji öyküsü ve genel sağlık durumu değerlendirilir.
Uygulama alanı temizlendikten sonra gerekli görülürse lokal anestezik yöntemler kullanılabilir. Dolgu maddesi, tedavi planına göre iğne veya kanül aracılığıyla belirlenen doku seviyelerine uygulanır.
İğne veya kanül kullanılması damar tıkanıklığı riskini tamamen ortadan kaldırmaz. Enjeksiyon tekniği, anatomik bilgi, doğru ürün seçimi ve komplikasyonların erken tanınması güvenlik açısından önemlidir.
Uygulama sırasında çene formu, simetri, profil dengesi ve yüzün genel oranları aşamalı olarak değerlendirilir. Her hastaya aynı miktarda dolgu uygulanması uygun değildir.
İşlem sonrasında aşağıdaki geçici etkiler görülebilir:
Şişlik
Kızarıklık
Hassasiyet veya ağrı
Morarma
Geçici sertlik
Dolgunluk veya baskı hissi
Ödeme bağlı geçici asimetri
Enjeksiyon noktalarının belirginleşmesi
İlk günlerde görülen şişlik işlemin kesin sonucu değildir. Sonucun değerlendirilmesi için ödemin azalması ve dolgunun dokuyla uyum sağlaması beklenmelidir.
Şişliğin miktarı ve süresi kişiden kişiye değişebilir. Beklenenden uzun süren veya giderek artan şişlikte hekimle iletişime geçilmelidir.
İşlem sonrasında uygulama bölgesine yoğun baskı yapılmamalı ve hekim önermedikçe masaj uygulanmamalıdır.
Çeneye baskı oluşturabilecek uygulamalar, yoğun sıcak maruziyeti, egzersiz ve diğer estetik işlemler konusunda hekimin kişisel önerilerine uyulmalıdır.
Ödem azalmadan çene şekli veya simetri hakkında kesin değerlendirme yapılmamalıdır. Gerekli görülürse kontrol muayenesinde çene yapısı, dolgunun yerleşimi ve tedavi sonucu yeniden değerlendirilir.
Dolgunun etki süresi kullanılan ürünün içeriğine, yapısına, uygulanan miktara, doku seviyesine ve kişinin metabolik özelliklerine göre değişir.
Hyaluronik asit dolguları kalıcı değildir ve zaman içerisinde vücut tarafından parçalanır. Çene bölgesinin dudaklara göre daha az hareketli olması nedeniyle bazı ürünlerin etkisi daha uzun sürebilir; ancak herkeste aynı süre beklenmemelidir.
Tekrar uygulama zamanı sabit bir takvime göre değil, mevcut dolgunun durumu ve kişinin ihtiyacı değerlendirilerek belirlenmelidir.
Hyaluronik asit içeren dolgular, gerekli görüldüğünde hyalüronidaz enzimiyle kısmen veya tamamen parçalanabilir.
Ancak eritme işlemi de şişlik, morarma, ağrı, alerjik reaksiyon ve doku düzensizliği gibi riskler taşıyan tıbbi bir uygulamadır. Dolgunun eritilebilmesi, ortaya çıkabilecek her komplikasyonun tamamen veya hemen düzeltilebileceği anlamına gelmez.
Hyaluronik asit dışındaki bazı dolgu maddeleri hyalüronidazla eritilemez. Bu nedenle ürün seçimi yapılırken dolgunun içeriği, kalıcılığı ve geri döndürülebilirliği dikkate alınmalıdır.
Çene dolgusu tamamen risksiz değildir. İşlem sonrasında aşağıdaki istenmeyen etkiler görülebilir:
Ağrı, hassasiyet ve morarma
Şişlik
Asimetri
Ele gelen sertlik veya nodül
Yüzey düzensizliği
Dolgunun istenmeyen bölgede belirginleşmesi
Enfeksiyon
Gecikmiş inflamatuvar reaksiyon
Granülom oluşumu
Doku renginde değişiklik
Dolgunun yer değiştirmesi
Alerjik reaksiyon
Sinir irritasyonu veya his değişikliği
Nadir fakat ciddi komplikasyonlardan biri dolgu maddesinin damar içine verilmesi veya damardaki kan akımını engellemesidir. Bu durum dokunun yeterince kanlanamamasına ve doku kaybına neden olabilir.
İşlem sırasında veya sonrasında aşağıdaki belirtilerden biri gelişirse uygulamayı yapan hekimle hemen iletişime geçilmelidir:
Beklenenden şiddetli veya giderek artan ağrı
Deride ani soluklaşma
Mor, gri veya ağsı renk değişikliği
Uygulama alanında soğukluk
İyileşmeyen yara veya kabuklanma
Görmede bulanıklık veya görme kaybı
Şiddetli baş ağrısı
Konuşma bozukluğu, güçsüzlük veya başka nörolojik belirtiler
Görme veya nörolojik belirtiler acil durum olarak değerlendirilmelidir. Damar tıkanıklığında erken müdahale kalıcı hasar riskini azaltmak açısından önemlidir.
Aşağıdaki durumlarda işlem ertelenebilir veya uygun bulunmayabilir:
Gebelik veya emzirme
Uygulama bölgesinde aktif enfeksiyon
Aktif diş veya ağız enfeksiyonu
Kullanılacak ürüne karşı bilinen alerji
Kontrol altında olmayan bağışıklık sistemi hastalıkları
Ciddi kanama bozuklukları
Daha önce dolguya bağlı ciddi reaksiyon gelişmesi
Yakın zamanda yapılan veya planlanan bazı diş işlemleri
Belirgin iskeletsel çene bozukluğu
Kişinin anatomisiyle uyumsuz veya gerçekçi olmayan beklentiler
Uygunluk kararı yalnızca çenenin görünümüne göre değil, kişinin genel sağlık durumu, çene yapısı ve kişisel riskleri birlikte değerlendirilerek verilmelidir.
Uzm. Dr. Armin Müştak Dermatoloji Muayenehanesi’nde çene dolgusu öncesinde çene ucunun yapısı, profil dengesi, çene hattı, burun-dudak-çene ilişkisi, mevcut asimetriler, cilt özellikleri ve kişinin beklentileri birlikte değerlendirilir.
Kullanılacak dolgu ürünü, uygulama tekniği ve dolgu miktarı kişiye göre belirlenir. İşlem öncesinde beklenen sonuç, alternatif seçenekler, kullanılan ürün, olası yan etkiler ve acil durum belirtileri hastaya açıklanır.
Uzm. Dr. Armin Müştak Dermatoloji Muayenehanesi, Ankara Çankaya’da Turan Güneş Bulvarı bölgesinde hizmet vermektedir. Çene dolgusu uygulamasının uygunluğunun değerlendirilmesi için randevu alınarak başvuru yapılabilir.
Estetik dermatoloji; cilt sağlığını korumayı, yaşla veya çevresel etkenlerle ortaya çıkan değişiklikleri değerlendirmeyi ve kişinin yüz yapısıyla uyumlu…
Ciltte, saçta, tırnaklarda veya ağız mukozasında meydana gelen değişiklikler farklı dermatolojik hastalıklarla ilişkili olabilir. Benzer görünen belirtilerin nedenleri…
Uzm. Dr. Armin Müştak Dermatoloji Muayenehanesi, Ankara Çankaya’da Turan Güneş Bulvarı bölgesinde hizmet vermektedir. Muayenehanede cilt, saç ve…
Vitiligo, cilde rengini veren melanositlerin kaybı sonucunda sınırları belirgin açık renkli veya beyaz alanların oluştuğu dermatolojik bir hastalıktır.…
Siğil Nedir? Siğiller, insan papilloma virüsünün (HPV) farklı tiplerinin deri hücrelerinde oluşturduğu iyi huylu ve bulaşıcı oluşumlardır. En…
HPV ve Genital Siğil Nedir? İnsan papilloma virüsü (HPV), cilt ve mukozaları etkileyebilen çok sayıda virüs tipinden…
Dolgu uygulamaları; yüzdeki hacim değişikliklerinin, belirli çizgilerin ve yüz oranlarının değerlendirilmesi amacıyla kullanılan enjeksiyon işlemleridir. Uygulama planı yalnızca…
Altın İğne Tedavisi (RF Mikroiğneleme) Nedir? Altın iğne olarak bilinen RF mikroiğneleme; mikroiğneler aracılığıyla cildin belirlenen derinliklerine radyofrekans…
CO2 Fraksiyonel Lazer Nedir? CO2 fraksiyonel lazer, cildin belirli alanlarında kontrollü mikroısı sütunları oluşturan ablatif bir lazer…
Cilt Lekelerinde Lazer Uygulamaları Ciltte görülen kahverengi veya koyu renkli alanların tamamı aynı tür leke değildir. Güneş…
Cilt yaşlanması; zamanın yanı sıra güneş ışınları, genetik özellikler, mimik hareketleri, sigara kullanımı, stres ve çevresel etkenlerle ilişkili…
Mezoterapi Nedir? Mezoterapi; seçilen ürünlerin çok ince iğneler aracılığıyla cildin yüzeysel veya orta tabakalarına küçük miktarlarda uygulanmasıdır. Kullanılan…
Mikroiğneleme (Dermapen) Nedir? Mikroiğneleme, cilt yüzeyinde çok ince ve kontrollü mikrokanallar oluşturulmasını amaçlayan dermatolojik bir cihaz uygulamasıdır.…
Dermatoloji; deri, saç, tırnak ve mukozalarda görülen hastalıkların tanı, tedavi ve takibiyle ilgilenen tıp dalıdır. Deride görülen bir…
Estetik dermatoloji; cildin yapısı, yüz anatomisi ve yaşlanmaya bağlı değişiklikler değerlendirilerek uygulanan tıbbi işlemleri kapsar. Amaç, herkese aynı…