Perioral dermatit, özellikle ağız çevresinde küçük kırmızı kabarıklıklar, sivilce benzeri döküntüler, kızarıklık ve bazen pullanmayla kendini gösteren iltihabi bir deri hastalığıdır.
Ağız çevresi dışında burun kenarları ve göz çevresinde de görülebilir. Bu nedenle periorifisyal dermatit olarak da adlandırılır.
En sık genç ve orta yaşlı kadınlarda görülmekle birlikte erkeklerde ve çocuklarda da ortaya çıkabilir.
Perioral dermatit bulaşıcı değildir. Uygun tedavi ve doğru cilt bakımıyla çoğu hastada kontrol altına alınabilir.
Hastalığın kesin nedeni tam olarak bilinmemektedir. Cilt bariyerindeki bozulma, iltihabi yanıt ve bazı dış etkenlerin hastalığın gelişiminde rol oynadığı düşünülmektedir.
Perioral dermatiti tetikleyebilen veya kötüleştirebilen faktörler şunlardır:
Yüz bölgesine uygulanan kortizonlu kremler
Çok sayıda kozmetik veya cilt bakım ürününün kullanılması
Yoğun, yağlı ve kapatıcı kremler
Bazı makyaj ve güneş koruyucu ürünleri
Burun spreyi veya inhaler yoluyla kullanılan kortikosteroidlerin yüzle teması
Cildi tahriş eden temizleme ve peeling işlemleri
Ancak her hastada aynı tetikleyici bulunmayabilir.
En sık görülen belirtiler:
Ağız çevresinde küçük kırmızı kabarıklıklar
Sivilceye benzeyen papül ve püstüller
Ciltte yanma, batma ve gerginlik
Hafif pullanma ve kuruluk
Burun veya göz çevresine yayılabilen döküntüler
Hastalığın karakteristik özelliklerinden biri, dudakların hemen bitişiğindeki dar deri alanının çoğu zaman etkilenmemesidir.
Perioral dermatit sıklıkla akneyle karıştırılır.
Ancak aknede sık görülen siyah ve beyaz noktalar (komedonlar), perioral dermatitte genellikle bulunmaz.
Perioral dermatitte ağız çevresindeki küçük, birbirine benzeyen kabarıklıklar ve yanma hissi daha belirgindir.
Rozasea ve kontakt dermatit gibi hastalıklar da benzer görünümler oluşturabilir.
Bu nedenle doğru tanı önemlidir.
Tanı çoğunlukla dermatolojik muayene ile konulur.
Muayene sırasında döküntülerin yerleşimi, hastanın kullandığı kremler, kozmetik ürünler ve kortikosteroid öyküsü değerlendirilir.
Çoğu hastada özel bir kan testi veya deri biyopsisi gerekmez.
Tedavide temel amaç iltihabı azaltmak, cilt bariyerini korumak ve hastalığı tetikleyen ürünleri ortadan kaldırmaktır.
Perioral dermatit tedavisinin önemli basamaklarından biri gereksiz kozmetik ve cilt bakım ürünlerinin azaltılmasıdır.
Bazı hastalarda geçici olarak aktif içerikli serumların, peelinglerin, yoğun kremlerin ve makyaj ürünlerinin bırakılması yararlı olabilir.
Cilt temizliğinde nazik ürünler tercih edilir. Gerektiğinde hafif, parfümsüz ve iyi tolere edilen nemlendiriciler kullanılabilir.
Bu yaklaşım bazen sıfır tedavi (zero therapy) olarak adlandırılır.
Yüz bölgesinde kullanılan kortizonlu kremler perioral dermatiti başlatabilir veya kötüleştirebilir.
Kortizonlu krem bırakıldığında ilk günlerde kızarıklık ve döküntüler geçici olarak artabilir. Bu durum hastalığın yeniden alevlenmesiyle ilişkili olabilir.
Özellikle uzun süredir kullanılan veya reçeteyle başlanmış kortizonlu kremlerin nasıl bırakılacağı dermatoloji uzmanıyla planlanmalıdır.
Hafif ve orta şiddette hastalıkta uygun hastalara cilde uygulanan ilaçlar önerilebilir.
Metronidazol: İltihabi lezyonların azaltılmasında kullanılabilir.
Eritromisin: Bazı hastalarda topikal tedavi seçeneğidir.
Pimekrolimus: Özellikle uygun seçilmiş hastalarda inflamasyonu azaltmak amacıyla kullanılabilir.
Azelaik asit de bazı hastalarda değerlendirilebilir; ancak hassas ciltlerde tahrişe neden olabilir.
Daha yaygın, belirgin iltihaplı veya lokal tedaviye yeterli yanıt vermeyen olgularda ağızdan antibiyotik tedavisi gerekebilir.
Doksisiklin gibi tetrasiklin grubu ilaçlar, antibakteriyel etkilerinin yanında iltihap giderici özelliklerinden de yararlanılarak kullanılabilir.
Bu ilaçlar gebelikte ve bazı yaş gruplarında uygun değildir. Tedavi kişiye özel olarak planlanmalıdır.
Hastalığın düzelmesi genellikle birkaç hafta alır. Bazı hastalarda tedavi süreci 2–3 ay veya daha uzun sürebilir.
Kortizonlu kremlerin bırakılmasından sonra kısa süreli kötüleşme yaşanabilir.
Belirtiler düzeldikten sonra tetikleyici ürünlerin yeniden kullanılması hastalığın tekrarlamasına neden olabilir.
Doktor önerisi olmadan yüzünüze kortizonlu krem uygulamayın.
Çok sayıda kozmetik ürünü aynı anda kullanmayın.
Sert peeling ve aşındırıcı temizleyicilerden kaçının.
Yoğun ve kapatıcı kremler yerine cildinizin tolere ettiği hafif ürünleri tercih edin.
Güneşten korunmayı sürdürün; tahriş etmeyen güneş koruyucu seçin.
Sivilce benzeri lezyonları sıkmayın.
İlaç tedavisini önerilen süre boyunca uygulayın.
Ağız çevresinde sürekli tekrarlayan kızarıklık, küçük kabarıklıklar veya yanma hissi varsa dermatolojik değerlendirme önerilir.
Özellikle kortizonlu krem kullanıldığında geçici olarak düzelen, bırakıldığında yeniden kötüleşen döküntülerde perioral dermatit düşünülmelidir.
Göz çevresi tutulumu ile birlikte göz ağrısı, görme değişikliği veya belirgin göz kızarıklığı varsa gecikmeden tıbbi değerlendirme yapılmalıdır.
Uzm. Dr. Armin Müştak Dermatoloji Muayenehanesi'nde perioral dermatit şüphesi bulunan hastalar dermatolojik muayeneyle değerlendirilir.
Kullanılan kozmetik ürünler, önceki tedaviler, kortizonlu krem öyküsü ve cilt hassasiyeti dikkate alınarak kişiye özel tedavi ve bakım planı oluşturulur.
Perioral dermatitte başarılı tedavinin önemli bir parçası, gereksiz cilt bakım ürünlerini azaltmak ve uygun ilaç tedavisiyle cildin yeniden dengelenmesini sağlamaktır.
Kesin nedeni bilinmemektedir. Kortizonlu kremler, yoğun kozmetik ürünler ve cilt bariyerinin bozulması hastalığı tetikleyebilir. Her hastada aynı neden bulunmayabilir.
Kortizonlu kremler başlangıçta kızarıklığı azaltabilir ancak uzun vadede hastalığı kötüleştirebilir. Krem bırakıldığında geçici alevlenme görülebilir. Tedavinin değiştirilmesi dermatoloji uzmanıyla planlanmalıdır.
Evet. Uygun cilt bakımı ve tedaviyle çoğu hastada döküntüler tamamen düzelebilir. Ancak tetikleyici ürünlerin tekrar kullanılması hastalığın yeniden ortaya çıkmasına neden olabilir.
Perioral dermatitte özellikle ağız çevresinde küçük, birbirine benzeyen kırmızı kabarıklıklar ve yanma görülür. Aknenin tipik siyah ve beyaz noktaları genellikle bulunmaz. Kesin ayrım dermatolojik muayeneyle yapılır.
Dermatoloji; deri, saç, tırnak ve mukozalarda görülen hastalıkların tanı,…
Rozasea, halk arasında gül hastalığı olarak bilinen, özellikle yüzün orta…
Egzama, deride kızarıklık, kuruluk, kaşıntı ve zaman zaman çatlama veya…
Sedef hastalığı (psoriasis), deride kızarıklık, kalınlaşma ve beyazımsı-gümüş renkli pullanmalarla…
Saç dökülmesi, kadınlarda ve erkeklerde her yaşta görülebilen, farklı nedenlere…
Siğiller, insan papilloma virüsünün (HPV) bazı tiplerinin deride oluşturduğu, genellikle…
Benler, tıbbi adıyla melanositik nevüsler, deriye rengini veren pigment hücreleriyle…
Seboreik dermatit, özellikle saçlı deri, kaşlar, burun kenarları, kulak çevresi…
Ürtiker, halk arasında kurdeşen olarak bilinen, deride aniden ortaya çıkan…
Alerjik kontakt dermatit, derinin temas ettiği belirli maddelere karşı bağışıklık…
Alopesi areata, halk arasında saçkıran olarak bilinen, bağışıklık sisteminin saç…
Kaş dökülmesi, tıbbi adıyla kaş alopesisi veya madarozis, kaş kıllarının…
Melazma, özellikle yüzde kahverengi veya gri-kahverengi lekelerin oluşmasıyla kendini gösteren,…
Liken planus, bağışıklık sistemiyle ilişkili, deriyi ve bazen ağız içi,…
Cildimize sürdüğümüz bir ürünün etkisi yalnızca içindeki etkin maddeye bağlı…
Human papillomavirus (HPV), deri ve mukozaları etkileyebilen çok sayıda tipi…
Vitiligo, deriye doğal rengini veren melanosit adlı hücrelerin kaybı sonucunda…
Akne, halk arasında sivilce olarak bilinen, kıl folikülleri ve yağ…