Seboreik dermatit, özellikle saçlı deri, kaşlar, burun kenarları, kulak çevresi ve göğüs ortasında kızarıklık, kaşıntı ve kepeklenmeyle kendini gösteren kronik, iltihabi bir deri hastalığıdır.
Halk arasında yağlı egzama olarak da bilinir.
Hastalık dönem dönem alevlenebilir. Uygun tedaviyle belirtiler kontrol altına alınabilir ancak zaman içerisinde tekrarlayabilir.
Seboreik dermatit bulaşıcı değildir ve kişisel temizlik eksikliğinden kaynaklanmaz.
Seboreik dermatitin gelişiminde deride doğal olarak bulunan Malassezia adlı mayaların, deri yağlarının ve kişinin bağışıklık yanıtının etkili olduğu düşünülmektedir.
Hastalık yalnızca derinin fazla yağlı olmasından kaynaklanmaz.
Genetik yatkınlık, soğuk ve kuru hava, stres, bazı nörolojik hastalıklar ve bağışıklık sistemini etkileyen durumlar hastalığın seyrini etkileyebilir.
En sık görülen belirtiler:
Saçlı deride kepeklenme ve kaşıntı
Kaşlarda ve burun kenarlarında kızarıklık
Kulak içi ve arkasında pullanma
Saç çizgisinde kabuklanma
Sakal ve bıyık bölgesinde kepeklenme
Göğüs ortasında kızarık, pullu alanlar
Bazı hastalarda kepekler ince ve beyaz, bazılarında ise sarımsı ve yağlı görünümdedir.
Her iki hastalık da saçlı deride kızarıklık ve pullanmaya neden olabilir.
Sedef hastalığında genellikle daha kalın, belirgin sınırlı plaklar görülür. Seboreik dermatitte ise daha ince, bazen yağlı görünümlü pullar ön plandadır.
İki hastalık bazen birlikte görülebilir. Doğru tanı için dermatolojik muayene önemlidir.
Tedavide amaç mantar yükünü ve iltihabi yanıtı azaltmak, kaşıntıyı gidermek ve tekrarlamaları kontrol altına almaktır.
Saçlı deri tutulumunda ketokonazol, siklopiroks veya selenyum sülfür gibi etkin maddeler içeren şampuanlar kullanılabilir.
Tedavi başlangıcında ürünün özelliğine göre genellikle haftada birkaç kez uygulama yapılır.
Şampuanın saçlı deriye temas etmesi ve önerilen süre boyunca bekletilmesi önemlidir.
Belirtiler kontrol altına alındıktan sonra bazı hastalarda haftalık veya aralıklı koruyucu kullanım önerilebilir.
Yüzdeki kızarıklık ve pullanmada ketokonazol veya siklopiroks içeren topikal antifungal ilaçlar kullanılabilir.
Belirgin iltihaplanmada kısa süreli düşük güçlü kortikosteroidler ya da uygun hastalarda takrolimus ve pimekrolimus gibi kalsinörin inhibitörleri tercih edilebilir.
Yüz bölgesinde kortizonlu kremlerin uzun süre ve kontrolsüz kullanılması önerilmez.
Saçlı deride yoğun kabuklanma bulunan hastalarda salisilik asit gibi keratolitik maddeler içeren uygun preparatlardan yararlanılabilir.
Amaç kabukları zorla koparmadan yumuşatmak ve diğer tedavilerin uygulanmasını kolaylaştırmaktır.
Bu uygulamalar saçlı derinin durumuna göre planlanmalıdır.
Son yıllarda seboreik dermatitin iltihabi mekanizmalarına yönelik yeni topikal ilaçlar geliştirilmiştir.
Bunlardan biri olan roflumilast %0,3 köpük, PDE-4 inhibitörü grubundadır. ABD'de 9 yaş ve üzerindeki seboreik dermatit hastalarının tedavisinde onaylanmıştır.
Klinik çalışmalarda kızarıklık, pullanma ve kaşıntıyı azaltabildiği gösterilmiştir.
Bu ilacın Türkiye'deki ruhsat ve erişim koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.
Yaygın, şiddetli veya standart tedavilere dirençli olgularda tanı yeniden gözden geçirilir.
Seçilmiş hastalarda sistemik antifungal tedaviler veya diğer dermatolojik yaklaşımlar değerlendirilebilir.
Seboreik dermatit özellikle yetişkinlerde kronik ve tekrarlayıcı seyredebilir.
Tedaviyle belirtiler tamamen kaybolabilir ancak bu durum hastalığın bir daha ortaya çıkmayacağı anlamına gelmez.
Düzenli bakım ve gerektiğinde koruyucu tedavi, alevlenmelerin sıklığını azaltmaya yardımcı olabilir.
Saçlı deriyi uygun sıklıkta yıkayın.
Medikal şampuanları önerilen şekilde kullanın.
Çok sıcak suyla yıkanmaktan kaçının.
Sert kese ve tahriş edici peeling uygulamayın.
Yüzünüz için nazik bir temizleyici tercih edin.
Cildinize uygun, tahriş etmeyen nemlendirici kullanın.
Kepekleri tırnakla kazımayın.
Alevlenmeler sık tekrarlıyorsa koruyucu tedavi planı için dermatoloğunuza danışın.
Kepeklenme ve kızarıklık sürekli tekrarlıyorsa, yoğun kaşıntı veya kabuklanma gelişiyorsa ya da kullanılan şampuanlara rağmen düzelme olmuyorsa dermatolojik değerlendirme önerilir.
Ağrı, akıntı, belirgin saç kaybı veya yaygın iltihaplanma bulunması durumunda başka hastalıkların da araştırılması gerekebilir.
Uzm. Dr. Armin Müştak Dermatoloji Muayenehanesi'nde saçlı deri ve yüz bölgesindeki kepeklenme, kızarıklık ve iltihabi lezyonlar dermatolojik muayene ile değerlendirilir.
Hastalığın yerleşimi, şiddeti, tekrarlama sıklığı ve önceki tedavilere göre kişiye özel tedavi ve bakım planı oluşturulur.
Seboreik dermatitte başarılı tedavinin anahtarı yalnızca mevcut kepekleri gidermek değil, tekrarlamaları kontrol altına alacak doğru bakım düzenini oluşturmaktır.
Seboreik dermatit kronik ve tekrarlayıcı bir hastalıktır. Uygun tedaviyle kızarıklık, kaşıntı ve kepeklenme kontrol altına alınabilir. Düzenli bakım ve koruyucu tedaviler, tekrarlamaların azaltılmasına yardımcı olur.
Yoğun iltihap ve kaşıma bazı hastalarda geçici saç dökülmesine katkıda bulunabilir. Ancak seboreik dermatit genellikle kalıcı saç kökü kaybına neden olmaz. Belirgin veya devam eden saç dökülmesinde başka nedenler de araştırılmalıdır.
Bazı medikal şampuanlar, hastalık kontrol altına alındıktan sonra haftada bir veya uygun aralıklarla koruyucu amaçla kullanılabilir. Kullanım sıklığı ürünün içeriğine, saçlı derinin hassasiyetine ve dermatoloğun önerisine göre belirlenmelidir.
Evet. Roflumilast %0,3 köpük, seboreik dermatitte kızarıklık, pullanma ve kaşıntıyı hedefleyen yeni topikal tedavilerden biridir. ABD'de onaylanmıştır; ancak her ülkede erişilebilir olmayabilir. Tedavi seçimi hastanın durumuna göre yapılır.
Dermatoloji; deri, saç, tırnak ve mukozalarda görülen hastalıkların tanı,…
Rozasea, halk arasında gül hastalığı olarak bilinen, özellikle yüzün orta…
Egzama, deride kızarıklık, kuruluk, kaşıntı ve zaman zaman çatlama veya…
Sedef hastalığı (psoriasis), deride kızarıklık, kalınlaşma ve beyazımsı-gümüş renkli pullanmalarla…
Saç dökülmesi, kadınlarda ve erkeklerde her yaşta görülebilen, farklı nedenlere…
Siğiller, insan papilloma virüsünün (HPV) bazı tiplerinin deride oluşturduğu, genellikle…
Benler, tıbbi adıyla melanositik nevüsler, deriye rengini veren pigment hücreleriyle…
Ürtiker, halk arasında kurdeşen olarak bilinen, deride aniden ortaya çıkan…
Alerjik kontakt dermatit, derinin temas ettiği belirli maddelere karşı bağışıklık…
Alopesi areata, halk arasında saçkıran olarak bilinen, bağışıklık sisteminin saç…
Kaş dökülmesi, tıbbi adıyla kaş alopesisi veya madarozis, kaş kıllarının…
Melazma, özellikle yüzde kahverengi veya gri-kahverengi lekelerin oluşmasıyla kendini gösteren,…
Perioral dermatit, özellikle ağız çevresinde küçük kırmızı kabarıklıklar, sivilce benzeri…
Liken planus, bağışıklık sistemiyle ilişkili, deriyi ve bazen ağız içi,…
Cildimize sürdüğümüz bir ürünün etkisi yalnızca içindeki etkin maddeye bağlı…
Human papillomavirus (HPV), deri ve mukozaları etkileyebilen çok sayıda tipi…
Vitiligo, deriye doğal rengini veren melanosit adlı hücrelerin kaybı sonucunda…
Akne, halk arasında sivilce olarak bilinen, kıl folikülleri ve yağ…