Siğiller, insan papilloma virüsünün (HPV) bazı tiplerinin deride oluşturduğu, genellikle iyi huylu ve bulaşıcı deri lezyonlarıdır.
En sık ellerde, parmaklarda, ayak tabanında ve tırnak çevresinde görülür. Çocuklarda ve yetişkinlerde ortaya çıkabilir.
Siğiller bazen kendiliğinden kaybolabilir. Ancak bazıları büyüyebilir, çoğalabilir, ağrıya neden olabilir veya tedaviye direnç gösterebilir.
Her siğilin mutlaka yakılması veya cerrahi olarak çıkarılması gerekmez. Tedavi, siğilin türüne, bulunduğu bölgeye ve hastanın özelliklerine göre belirlenir.
Siğiller, HPV'nin deri yüzeyindeki küçük çatlaklardan veya hasarlı alanlardan girmesiyle oluşur.
Virüs doğrudan deri temasıyla veya bazı ortak yüzeyler aracılığıyla bulaşabilir.
Siğilin koparılması, kaşınması veya üzerinden tıraş yapılması virüsün aynı kişinin başka deri bölgelerine yayılmasını kolaylaştırabilir.
Genellikle parmaklarda, ellerde ve tırnak çevresinde görülen, pürtüklü ve kabarık lezyonlardır.
Ayak tabanında gelişen, nasırla karıştırılabilen siğillerdir.
Üzerlerine basıldığında ağrı oluşturabilirler. Bazen birden fazla siğil birleşerek mozaik görünüm oluşturur.
Özellikle yüz, el sırtları ve bacaklarda görülebilen, küçük ve hafif kabarık lezyonlardır.
Tırnak kenarında veya altında gelişebilir. Tedavileri dikkat gerektirir; tırnak yapısının korunması önemlidir.
Genital bölgede oluşan HPV ilişkili siğiller ise bulaşma özellikleri, değerlendirme ve tedavi açısından ayrıca ele alınmalıdır.
Özellikle ayak tabanı siğilleri nasırlarla karıştırılabilir.
Nasırlar çoğunlukla tekrarlayan basınç ve sürtünmeyle ilişkilidir.
Siğillerde ise deri çizgilerinin kesintiye uğraması ve küçük koyu noktaların görülmesi tanıda yardımcı olabilir. Bu noktalar genellikle pıhtılaşmış küçük damarlardır.
Ayırıcı tanı dermatolojik muayene ve gerektiğinde dermatoskopiyle yapılabilir.
Siğil tedavisinde tek bir yöntem herkes için en iyi seçenek değildir.
Salisilik asit, özellikle el ve ayak siğillerinde kullanılan temel tedavi seçeneklerinden biridir.
Siğilin kalınlaşmış yüzeyini zamanla azaltır. Düzenli ve haftalar süren uygulama gerekebilir.
Sağlam deriyi tahriş etmemek önemlidir. Diyabet, dolaşım bozukluğu veya ayakta his kaybı bulunan kişiler kendi kendilerine asitli ürün kullanmamalıdır.
Sıvı azotla yapılan kriyoterapide siğil dokusu kontrollü olarak dondurulur.
Uygulamadan sonra kızarıklık, kabuklanma veya su toplaması gelişebilir. Bazı siğiller için birden fazla seans gerekir.
Elektrokoter, uygun hastalarda siğil dokusunun kontrollü olarak uzaklaştırılmasını sağlayan bir yöntemdir.
Genellikle lokal anestezi altında uygulanabilir.
İyileşme süreci, ağrı ve iz kalma riski siğilin yerleşimine ve uygulamanın derinliğine göre değişir.
Dirençli veya seçilmiş siğillerde lazer tedavisi değerlendirilebilir.
CO₂ lazer gibi ablasyon yöntemleri siğil dokusunun uzaklaştırılmasında kullanılabilir.
Ancak lazer tedavisi her siğil için ilk seçenek değildir. Ağrı, yara iyileşmesi, pigment değişikliği ve iz kalma riski değerlendirilmelidir.
Tekrarlayan veya standart tedavilere dirençli siğillerde bazı intralezyonel ilaçlar ve immünoterapi yöntemleri değerlendirilebilir.
Bu tedaviler her hasta için uygun değildir ve dermatoloji uzmanının değerlendirmesini gerektirir.
Evet. Görünür siğil ortadan kalksa bile bazı hastalarda yeniden lezyon gelişebilir.
Bunun nedeni HPV enfeksiyonunun deride devam edebilmesi veya yeniden bulaşmadır.
Özellikle çok sayıda, uzun süredir bulunan veya bağışıklık sistemi baskılanmış hastalardaki siğillerin tedavisi daha güç olabilir.
Siğilleri koparmayın, kesmeyin veya sıkmayın.
Siğil bulunan bölgedeki tıraş işlemlerinden kaçının.
Havlu, törpü ve tırnak makası gibi kişisel eşyaları paylaşmayın.
Havuz ve ortak duş alanlarında terlik kullanın.
Ayaklarınızı mümkün olduğunca kuru tutun.
Siğile dokunduktan sonra ellerinizi yıkayın.
Tedavi sırasında çevredeki sağlam deriyi koruyun.
Siğil hızla büyüyorsa, kanıyorsa, belirgin ağrı oluşturuyorsa veya tanısından emin olunamıyorsa dermatolojik değerlendirme gerekir.
Yüz, genital bölge ve tırnak çevresindeki lezyonlarda kendi kendine yakıcı ürünler kullanılması uygun değildir.
Diyabeti, dolaşım bozukluğu veya bağışıklık sistemi baskılanması bulunan kişilerde tedavi mutlaka dikkatle planlanmalıdır.
Uzm. Dr. Armin Müştak Dermatoloji Muayenehanesi'nde siğiller dermatolojik muayene ile değerlendirilir.
Lezyonların türü, sayısı, büyüklüğü ve yerleşimine göre uygun tedavi seçenekleri belirlenir. Seçilmiş hastalarda elektrokoterizasyon ve CO₂ lazer gibi girişimsel yöntemler değerlendirilebilir.
Siğil tedavisinde amaç yalnızca görünen lezyonu ortadan kaldırmak değil, çevre dokuyu korumak ve tekrarlama riskini dikkate alarak uygun takip sağlamaktır.
Evet. Siğiller HPV nedeniyle oluşur ve doğrudan deri temasıyla veya bazı ortak yüzeyler aracılığıyla bulaşabilir. Siğilin koparılması veya kaşınması, aynı kişinin diğer deri bölgelerine yayılmasına da neden olabilir.
Evet. Özellikle çocuklarda bazı siğiller aylar veya yıllar içerisinde kendiliğinden kaybolabilir. Ancak ağrılı, çoğalan veya uzun süredir devam eden siğillerde tedavi gerekebilir.
Ayak tabanı siğillerinde deri çizgileri kesintiye uğrayabilir ve küçük koyu damar noktaları görülebilir. Nasırlar ise genellikle basınç ve sürtünmeye bağlı gelişir. Kesin ayrım dermatolojik muayeneyle yapılabilir.
Evet. Lazer veya elektrokoterle siğil dokusu uzaklaştırılsa bile virüsün deride devam etmesi ya da yeniden bulaşması nedeniyle tekrarlama görülebilir. Hiçbir yöntem bütün hastalarda tekrar etmeyeceğini garanti etmez.
Dermatoloji; deri, saç, tırnak ve mukozalarda görülen hastalıkların tanı,…
Rozasea, halk arasında gül hastalığı olarak bilinen, özellikle yüzün orta…
Egzama, deride kızarıklık, kuruluk, kaşıntı ve zaman zaman çatlama veya…
Sedef hastalığı (psoriasis), deride kızarıklık, kalınlaşma ve beyazımsı-gümüş renkli pullanmalarla…
Saç dökülmesi, kadınlarda ve erkeklerde her yaşta görülebilen, farklı nedenlere…
Benler, tıbbi adıyla melanositik nevüsler, deriye rengini veren pigment hücreleriyle…
Seboreik dermatit, özellikle saçlı deri, kaşlar, burun kenarları, kulak çevresi…
Ürtiker, halk arasında kurdeşen olarak bilinen, deride aniden ortaya çıkan…
Alerjik kontakt dermatit, derinin temas ettiği belirli maddelere karşı bağışıklık…
Alopesi areata, halk arasında saçkıran olarak bilinen, bağışıklık sisteminin saç…
Kaş dökülmesi, tıbbi adıyla kaş alopesisi veya madarozis, kaş kıllarının…
Melazma, özellikle yüzde kahverengi veya gri-kahverengi lekelerin oluşmasıyla kendini gösteren,…
Perioral dermatit, özellikle ağız çevresinde küçük kırmızı kabarıklıklar, sivilce benzeri…
Liken planus, bağışıklık sistemiyle ilişkili, deriyi ve bazen ağız içi,…
Cildimize sürdüğümüz bir ürünün etkisi yalnızca içindeki etkin maddeye bağlı…
Human papillomavirus (HPV), deri ve mukozaları etkileyebilen çok sayıda tipi…
Vitiligo, deriye doğal rengini veren melanosit adlı hücrelerin kaybı sonucunda…
Akne, halk arasında sivilce olarak bilinen, kıl folikülleri ve yağ…